Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "tadını"

Lernen Sie, wie man tadını in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Karpuzun tadını severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Para harca ve hayatın tadını çıkar!
Translate from Türkisch to Englisch

Çıkarabilirken hayatın tadını çıkarın.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben domatesin tadını sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Cömert davet için teşekkür ederiz fakat misafirliğin tadını kaçırmak istemiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu anın tadını çıkarmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Birlikte şarkılar söylemenin tadını çıkardık.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzmenin tadını çıkardık.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyahatin tadını çıkarın.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yüzmenin tadını çıkardım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatilinizin tadını çıkarın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatilin tadını çıkardın mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Biz gölde yüzmenin tadını çıkardık.
Translate from Türkisch to Englisch

Gel benimle birlikte karın tadını çıkar.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz boş zamanım olduğunda ben her zaman klasik müzik dinlemenin tadını çıkarırım.
Translate from Türkisch to Englisch

Uzun tatilin tadını çıkaralım.
Translate from Türkisch to Englisch

Soğanın tadını sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada kalışınızın tadını çıkardığınızı umuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Üşüttüğüm için, hiçbir şeyin tadını alamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Üşüttüğümde, hiçbir şeyin tadını alamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Domatesin tadını sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakız tadını kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece onun tadını çıkar.
Translate from Türkisch to Englisch

Edinburgh'un tadını çıkar!
Translate from Türkisch to Englisch

Anın tadını çıkarmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bunun tadını çıkarıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Biranın tadını sever misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Günün tadını çıkar.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu anın tadını çıkarmak varken, geçmişini düşünüp üzülme.
Translate from Türkisch to Englisch

Küçük kız kardeşim süzme peynirin tadını sevmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Boş günlerinizin tadını çıkarın.
Translate from Türkisch to Englisch

Çalışmayı bitirdikten sonra, birlikte konuşmanın tadını çıkardık.
Translate from Türkisch to Englisch

O devam ederken gençliğin tadını çıkarın.
Translate from Türkisch to Englisch

Turunun tadını çıkardın mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Bari tadını çıkarayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tadını çıkar!
Translate from Türkisch to Englisch

Mentollü sigaraların serin tadını seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes yolculuğun tadını çıkarıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, rahatlayıp hayatın tadını çıkarmayı bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayatın tadını çıkar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatil günlerinin tadını çıkarıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun tadını çıkaralım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom biranın tadını sevmediğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben doğanın tadını çıkarmak için buraya geldim.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim deniz kestanesinin tadını sevmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Konukların birçoğu fazla kalıp tadını kaçırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kelebeklerin kahkahasını dinleyebilen biri, bulutların tadını da bilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kez kumarın tadını alırsan, onu bırakmak zordur.
Translate from Türkisch to Englisch

Boş zamanının tadını çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun tadını çıkarmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun tadını çıkarmanı istemiyorum.

Birlikte yolculuğumuzun tadını çıkardım.

Uzun hafta sonunun tadını çıkardığını umuyorum.

O gösterinin tadını çıkarıyorum.

Hadi! Sana yenilginin tadını göstereceğim.

Allahın sana verdiğini almalısın ve tadını çıkarmalısın.

Nehirden gelen serin esintinin tadını çıkardık.

Geçmişi unutun. Dünle karşılaştırıldığında, bugünü daha çok seviyorum. Bunun sebebi anın tadını çıkarmaya çalışıyorum, bu kadar.

Tom ve Mary birlikte sakin bir anın tadını çıkardı.

Tatilinin tadını çıkardığını umuyorum.

Burada dağ yürüyüşleri ve temiz havanın tadını çıkarıyoruz.

Anın tadını çıkarın!

O iyi bir manzaranın tadını çıkarmak için üst katta bir oda kiraladı.

Bizim uzun ve soğuk bir kışımız var ama bunun nasıl tadını çıkaracağımızı biliyoruz.

Bulutlar olmasa güneşin tadını çıkaramayız.

Tuzlu karamelin eşsiz tadını severim.

Şu anın tadını çıkar.

İnsanlar özgürlüğün tadını çıkardı.

Bu anın tadını çıkarmak istiyorum.

Bunun tadını çıkarmaya çalışmak istiyorum.

Hafta sonunun tadını çıkarıyor musun?

Kar gelmeden yumuşak havanın tadını çıkarın.

Onun boş zamanlarında, o yüzme ve tenisin tadını çıkarır.

Hiçbir şey eğlencenin tadını kaçırtamaz.

Neden bunun tadını denemiyorsun?

Yavaş ye. Yemeğinin tadını çıkar.

Onlar ülkede sağlıklı bir yaşamın tadını çıkarıyor.

Boston'da zamanımın tadını çıkardım.

Domatesin tadını beğenmiyorum.

Limonun tadını beğeniyor musun?

Ben alkolün tadını beğenmiyorum.

Ben mantarların tadını severim.

Yaşamın tadını çıkar!

Güzel manzaranın tadını çıkarmak için fazla hızlı sürdük.

Bunun tadını çıkarmalısın.

Küçük şeylerin tadını çıkar!

Ben oyunun tadını çıkaracağım.

Bunun tadını sevmiyorum.

Japonya savaştan beri refahın tadını çıkarıyor.

Çocuklar kampa gittiğinde, ilkel bir şekilde yaşamanın tadını çıkarıyorlar.

Hava müsait olursa, biz güzel manzaranın tadını çıkaracağız.

Mario, şeker elmasının tadını tercih eder.

Bu ılık havanın tadını çıkarıyorum.

Gerçekten doğru sorularının tadını çıkarıyorum.

O, denizin altında yeni bir hayatın tadını çıkardı.

Yakında buradaki yiyecek ve içeceğin tadını çıkarmak için geleceksin.

Tom gerçekliğin değişmiş algısından acı çekmiyor. O onun tadını çıkarıyor.

Dışarı çıkın ve serin esintinin tadını çıkarın.

Yeni arabanın tadını çıkar.

Emekliliğinizin tadını çıkarın.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch