Lernen Sie, wie man takvim in einem Türkisch Satz verwendet. Über 13 handverlesene Beispiele.
Tom duvara bir takvim astı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kameri ay takvim ayından kısadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kameri ay takvim ayından daha kısadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Duvarda asılı bir takvim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir takvim alacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bir takvim verdi ve o onu buzdolabının üstüne koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmen beşinci takvim sayfasını çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Takvim duvarda asılı duruyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabit bir takvim yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Karım yaprak takvim tercih ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Eşim blok takvim kullanmayı tercih ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
En uzun geceyi ne yıldız ne takvim hesabı yapanlar bilir. Derde tutulmuş sarhoş gönüllere sor ki geceler kaç saattir.
Translate from Türkisch to Englisch
Çin burçlarının on iki hayvanı, doğada bulunan on bir hayvan türünden gelir; sıçan, öküz, kaplan, tavşan, yılan, at, koyun, maymun, horoz, köpek ve domuz ve efsanevi ejderha; takvim olarak kullanılırlar.
Translate from Türkisch to Englisch