Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "tamamen"

Lernen Sie, wie man tamamen in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Ona tamamen inanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Asal sayılar hayata benzer, onlar tamamen mantıksaldır fakat, eğer tüm zamanınızı onun hakkında düşünmek için harcarsanız kurallarının bulunması imkânsızdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tamamen haklısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun sözleri tamamen anlamsızdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kazanın sebebi olduğunun tamamen farkındadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tepe tamamen karla kaplıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kiraz ağaçları tamamen çiçeklenmişler.
Translate from Türkisch to Englisch

Onunla ilişkimi tamamen bitirmeye kesin karar verdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Anlaşmazlık tamamen ortadan kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tamamen cesaretsiz değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Güveni tamamen yok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, inancını tamamen kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

O tamamen hatalıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tamamen işine dalmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tamamen unutulduğunu düşünecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Emin görünüyordu fakat onun iç duyguları tamamen farklıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen tamamen ödevlerin aracılığıyla mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Kızının ölümünü duyunca tamamen yere yığıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bağlamda, ben tamamen sizinle aynı fikirdeyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, onun söylediğini tamamen anlamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçedeki ağaçların yaprakları tamamen kızardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben tamamen tehlikenin farkındaydım.
Translate from Türkisch to Englisch

Haber tamamen Rusya'nın çöküşü hakkında idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sorular uzun sürmeyecek, ve her şey tamamen gizli tutulacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün gün boyunca çiftlikte çalıştığı için, o tamamen yorgundu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ayı tamamen uysal ve ısırmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar tamamen şaşırdılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ev tamamen yandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaza tamamen önlenebilirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O tamamen kesin değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tepeye kadar koştuktan sonra, ben tamamen nefes nefese kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben senin yeteneklerine tamamen güveniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Siz acayip kılıklı herifler tamamen cahilsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Utangaç erkek çocuğu onun varlığında tamamen sıkıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben tamamen tükendim.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe Ğ ve İspanyolca H kaçtı ve birlikte birsürü tamamen sessiz çocukları oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Cumartesi öğleden sonrayı tamamen çok fazla TV izleyerek geçirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigorta bize içinde yaşadığımız dünyanın tamamen güvenli olmadığını hatırlatıyor; biz hastalanabiliriz ya da beklenmedik şeylerle karşılaşabiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz eve varmadan önce, güneş tamamen batmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdiye kadar, eyleminiz tamamen sebepsiz görünmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary tarafından tamamen aldatıldı​​.
Translate from Türkisch to Englisch

Tartışmada onu tamamen yendim.
Translate from Türkisch to Englisch

Herhangi bir toplumun efsanelerinden tamamen vazgeçebilmesi olası görünmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O tamamen tedavi edilemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onun hakkında tamamen tesadüfen öğrendim.

Sizinle tamamen aynı fikirde değilim.

Tom tamamen bitkindi.

O bugünlerde tamamen tenis işlerine daldı.

Tom bütün gün çalıştı ve tamamen bitkin düştü.

Tom hâlâ tamamen eskisi kadar fakir.

Tom hâlâ tamamen eskisi kadar yakışıklı.

Tom hâlâ tamamen eskisi kadar arkadaş canlısı.

Tom şu anki aylığından tamamen memnun.

Tom tamamen problemin farkında.

Onun kafası tamamen karışık.

Bir insanı gerçekten tanımanın en iyi yolu o tamamen özgürken onun nasıl davrandığını görmektir.

Tom'un sorusu Mary'yi tamamen hazırlıksız yakaladı.

Tom tamamen çaresiz hissetti.

Tom tamamen yok olmuş görünüyor.

Tom tamamen heder olmuş.

Onu tanımam tamamen tesadüftü.

Tabii ki, ben Japonya'da iken Çin hakkında ders kitaplarından öğrendim, ama benim kendi adıma Çin'de gördüğüm bu ders kitaplarında anlatıldığından tamamen farklıdır.

Tom fikre tamamen karşıydı.

Seninle tamamen aynı fikirdeyim.

Ben tamamen sizinle aynı fikirde değilim.

Tom hâlâ oyunun kurallarını tamamen öğrenmemişti.

Tom tamamen karanlık olmadan uyuyamayacağını söylüyor.

Tom dondurucudaki dondurmayı tamamen bitirdi.

Tom onu tamamen anlamadı. Onu ona tekrar açıklar mısın?

Tom Mary'nin ne demek istediğini tamamen bilmiyordu.

Tom Mary'ye tamamen sadıktı.

Tom, Mary'nin söylediğinin gerçek olduğu ihtimalini tamamen görmezden gelemedi.

Tom, Mary'nin kendini öldürdüğü ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.

Tom askere alınacağı ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.

Tom işten çıkarılabileceği ihtimalini tamamen göz ardı edmedi.

Tom tamamen iyi bir şekilde anlayabiliyor.

O bana tamamen zevkime uygun bir kravat verdi.

Tamamen senin planı destekliyorum.

Tamamen NTT'ye ait şirket, iyi kazanıyor.

Ben 3 ay önce sigarayı tamamen bıraktım.

Parktaki tüm kiraz ağaçları tamamen çiçek açmış.

Tom tamamen yiyeceklere saplantılı. Mary'nin onu terk ettiğine şaşmamalı.

Kar şehri tamamen kapladı.

Akşam yemeğini nerede yediğimiz benim için dert değil. O tamamen sana kalmış.

Senin tahminin tamamen yanlış.

O tamamen zaman kaybı.

O tamamen Japondur.

O, tamamen bozulmuş.

Çocuk tamamen ebeveynlerine bağımlıydı.

Bu tür şeylere tamamen yabancıyım.

Bill kardeşinden tamamen farklıdır.

O, tamamen şans eseri Sam ile karşılaştı.

Mary ve benim aynı trende olmamız, tamamen bir tesadüftü.

Tom onu tamamen anlayamadı.

Tom Mary'yi boğazlamak için tamamen hazır değildi.

Ben tamamen destekliyorum.

O tamamen beyaz.

Şimdi tamamen uyanığım.

Ben tamamen katılıyorum.

Tamamen size kalmış.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch