Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "tanık"

Lernen Sie, wie man tanık in einem Türkisch Satz verwendet. Über 84 handverlesene Beispiele.

O, suça tanık oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tanık onun adını açıkladı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ışığa sadece bir tanık gibi geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tanık duruşmada konuştuğu sırada gergin görünmüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Suçla ilgili hiçbir tanık yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir tanık.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir tanık var.
Translate from Türkisch to Englisch

Lucy Floransa'nın ana caddesindeki bir cinayete tanık oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom tanık kürsüsüne döndü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom tanık kürsüsünde.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bir cinayete tanık olduğu doğru mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir tanık vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mucizeye herkes tanık oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Son tanık mahkûmun kaderini belirledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom’un da içinde olduğu talihsiz bir olaya hepimiz tanık olduk.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç tanık var mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch

Sen hiç mahkeme davasında tanık oldun mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Sen bir mahkeme davasında tanık olarak yer aldın mı hiç?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u tanık olarak çağıramayız.
Translate from Türkisch to Englisch

Orada, muhteşem olaylara tanık olacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Herhangi bir tanık yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir tanık olmuş olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kazaya tanık oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cinayete tanık oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir tanık olduğunu neden bize söylemedin?
Translate from Türkisch to Englisch

Başka kim kazaya tanık oldu?
Translate from Türkisch to Englisch

30 tanık vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç tanık yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir tanık mevcuttu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tanık, hırsızı polisteki yüzleştirmede tespit etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Olaya tanık olsam da, sanki hiçbir şey görmemiş gibi davrandım.
Translate from Türkisch to Englisch

Okula giderken kazaya tanık oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Dan tren kazasına tanık oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yerlileri akrabalarının idam edilmelerine tanık olmaya zorladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un avukatı jürinin Mary'nin güvenilebilir bir tanık olduğunu düşüneceğini düşünmüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom tek tanık. Başka tanıklar yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç banka soygununa tanık oldun mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Böyle bir şey duydum ama hiç tanık olmadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu tanık olarak arayamayız.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her şeye tanık oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir cinayete tanık olduğunu iddia etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben hiçbir şeye tanık olmadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir gizli tanık.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz onu bir tanık olarak çağıramayız.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana senin cinayete tanık olduğunun söylendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tanık, vandalın yaklaşık 18 yaşında olduğunu söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tanık vatandaşı anlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her şeye tanık olduğunu söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tramvayı beklerken bir trafik kazasına tanık oldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Savcılık on üç tanık çağırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dania, Fadil'in iki kişiyi öldürdüğüne tanık oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Polis, suç için tanık bulmakta çok zorlandı.

Tom hiçbir tanık bırakmadı.

Tom suça tanık oldu.

Saldırıya tanık oldun mu?

Tom da saldırıya tanık oldu.

Leyla tanık korumasını istedi.

Tom çok iyi bir tanık değildi.

Leyla, annesinin kaçırılmasına tanık oldu.

Tek tanık Tom değil.

Sami tanık kürsüsüne oturdu.

Sami tecavüze tanık oldu.

Sami, annesinin cinayetine tanık oldu.

Sami önemli bir tanık haline geldi.

Sami tanık kürsüsüne çıktı ve ifade verdi.

Sami cinayete tanık oldu.

Sami, genç bir çocuk olarak buna tanık oldu.

Tek tanık Tom değildi.

Kazaya tanık olmuştu.

İnsanlar sevilmek için kusurlarını gizleme gereği duyarlar. Ama kimse zaaflarına ve hatalarına tanık olmadığı birini gerçekten sevemez.

Bugün ise bunun sonuçlarına tanık oluyoruz.

Olaya tanık oldunuz mu?

Doğurma mucizesine tanık olana kadar mucizelere inanmıyordum.

Mucizelere inanmıyordum, ta ki doğurma mucizesine tanık olana kadar.

Birkaç tanık onun aleyhinde tanıklık etti ama o yine de beraat etti.

Tanık tek kelime etmeden ortadan kayboldu.

Lukas, polisin bir minibüsü durdurmasına tanık oldu.

Tom'un öldüğüne dair bir işaret olmadığı zamanlar geldiğinde, babası ile kucaklaşırken atından düşen Tom, yanlışlıkla bir kurşun tarafından vuruldu; oğlunun cesedi üzerine eğilmişken, babası üzüntüden öldü ve aile varlığını sona erdirdi. Sadece hizmetçi tanık olarak geride kaldı, kan kırmızısı güneş ufukta batarken ve her şey karanlığa bürünürken.

Tom saldırıya tanık olmadı.

Tom güvenilir bir tanık mı?

Gazze'de işlenen savaş suçlarına tanık oluyoruz.

Son 20 yılda birçok toplumsal değişime tanık olduk.

Kanıtlar iki bağımsız tanık tarafından da doğrulandı.

Damiano, Mars'ın ne kadar güzel olduğuna tanık oldu.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch