Lernen Sie, wie man tanımak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 73 handverlesene Beispiele.
Bir insanı tanımak için, onunla sadece bir hafta seyahat etmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi daha iyi tanımak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi daha iyi tanımak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendini tanımak çok zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ülkenizi tanımak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni daha iyi tanımak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu tanımıyorum ve tanımak istediğimi sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu tanımak için geldim.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni tanımak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu tanımıyorum, tanımak da istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kişiyi tanımak istersen gidip o kişiye direkt sor. En son sorma, olur mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Onu tanımak onunla arkadaş olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben de onu tanımak, arkadaş olmak ve nasipse onunla evlenmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onunla sadece arkadaş olup onu tanımak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Yabancı bir ülkeyi tanımak için iyi yol oraya gitmektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşlarından bazılarını tanımak isterim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kimse ülkemi tanımak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kimse ülkemi tanımak istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Robotların, kendi kararlarını verebilmelerine olanak tanımak tehlikeli olabilir; çünkü sahiplerine karşı çıkabilirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u tanımak zaman alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kenti tanımak için çevrede dolaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sizi gerçekten daha iyi tanımak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sizleri tanımak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu tanımak zorunda mıyım?
Translate from Türkisch to Englisch
Sizi tanımak güzel.
Translate from Türkisch to Englisch
Başkalarını tanımak akıllılıktır; kendini tanımak gerçek bilgeliktir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u tanımak istediğimden emin değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana cevap yazmazsan, beni tanımak istemediğini düşünmeye başlayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanadalı Almanca öğretmenimiz, "Shakespeare'i tanımak istiyorsanız onu Almanca olarak okumalısınız." dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu tanımak için ne zaman ve nereye geldin?
Translate from Türkisch to Englisch
Onları tanımak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu birbirimizi daha iyi tanımak için bir fırsat.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben de onları tanımak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u tanımak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u daha iyi tanımak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben gerçekten Tom'u daha iyi tanımak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Birini iyi tanımak her zaman zaman alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kayınpederimi daha iyi tanımak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni tanımak zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi iyi tanımak zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu tanımak büyük bir onur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi oldukça iyi açıkladı, bu yüzden onu görünce onu tanımak kolaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes seni tanımak ister; sen ünlüsün.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni tanımak güzeldi, Tom.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu birbirlerini tanımak için iyi bir fırsattır.
Translate from Türkisch to Englisch
Satıcılar ve alıcılar anonimdir ve tanımak çok zordur.
Birbirimizi tanımak istediğimizden bile emin değiliz.
Onu tanımak bir onurdur.
Kendini tanımak zordur.
Ben onu tanımak istiyorum.
Onlar sadece seni tanımak istiyorlar.
Boston'da olduğumda Tom'u tanımak zorundaydım.
Arkadaşlarımdan birinin sayesinde onu tanımak zorundayım.
Bu yıl ocak ayında Tom'u tanımak zorundayım.
Tanrı'yı tanımak istiyorsanız, bu kitabı okuyun.
Arkadaşlarımızı tanımak isteyeceğinizi umuyordum.
Birinin bilgisinin sınırlarını tanımak önemlidir.
Tom seni tanımak istedi.
Tom'u daha yakından tanımak istiyorum.
Tom'u daha iyi tanımak isterim.
Seni daha yakından tanımak istiyoruz.
Seni daha iyi tanımak için sabırsızlanıyorum.
Başka kültürler tanımak için İngilizce öğrenmek istiyorum.
ABD'yi tanımak için İngilizce öğrenmek istiyorum.
Amerika Birleşik Devletleri'ni tanımak için İngilizce öğrenmek istiyorum.
Başka farklı kültürler tanımak için İngilizce öğrenmek istiyorum.
Benim hayalim bir gün Amerika Birleşik Devletleri'ni tanımak.
Hiç kimseyi yalan söylediğini anlayacak kadar tanımak istemiyorum.
O, başka yolcuları tanımak için yolculuk eder.
Öteki seyyahları tanımak için seyahat eder.
Diğer gezginleri tanımak için gezer.
İnsanları daha iyi tanımak istiyorsan ibadet ettikleri yere değil, ticaret yaptıkları yere gitmelisin.
Pazar yerinde insanları kilisede olduğundan daha iyi tanımak mümkündür.