Lernen Sie, wie man tarih in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Onun birçok tarih kitabı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tarih çalışmayı severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Takvimdeki tarih 23 Eylül 1964'tü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bayan Thomas bize tarih dersi veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O bize tarih dersi veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bay Green bir tarih öğretmenidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Aslında tarih, bizim yapmamızdan ötürü bize ait değildir. Uzun zaman önce kendi kendimize sınav yapma süreci ile birbirimizi anlardık, şimdi birbirimizi ailede, toplumda ve yaşadığımız devlette apaçık bir yolla anlıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanoğlunun tarih derslerinden çok şey öğrenmemesi tarihin öğretmek zorunda olduğu tüm derslerin en önemlisidir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, üniversitede tarih eğitimi yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tarih böyle başlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tarih geçmişle ilgilenir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tarih kendini tekrarlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tarih beşeri bilimlerin bir dalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un tarih öğrenimi gördüğü yer Oxford Üniversitesiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Piknik için tarih belirleyelim.
Translate from Türkisch to Englisch
O sonraki toplantı için ona tarih önerdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tarih sınavında kopye çekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Beth'den onun tembel erkek arkadaşı tarafından onun tarih ödevini yapması istenildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben tarih eğitimi aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
O tarih dalında uzmanlaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tarih eğitimi yapmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tarih koyar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Tarih tekerrürden ibarettir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bir sürü tarih kitabı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Üniversitede tarih bölümünde okuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tarih dersi saat dokuzda başlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Beth'e tembel erkek arkadaşı tarafından onun tarih ödevini yapması rica edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tarih kitapları Moğolların Bağdat'ı işgalinden sonra birçok kitabın Dicle Nehri'ne atıldığını ve bu yüzden nehrin renginin kitapların mürekkebiyle maviye döndüğünü yazıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyüdüğümde tarih öğretmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bana tarih öğretti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen tarih yazıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bay Ito tarih öğretir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun branşı tarih değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bay Ito tarih öğretir mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Savaş, tarih boyunca sıkıntı üretti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tarih dersinde uyukladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Üniversitede tarih eğitimi görüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Üniversitede tarih okuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tarih onun ana branşı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabah bir tarih sınavı olduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Düğününüz için bir tarih ayarladın mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Alternatif bir tarih önerir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Öğrencilerin çoğunluğu tarih sevmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Piknik içi tarih kararlaştıralım.
Translate from Türkisch to Englisch
Mezunlar toplantısı için tarih tespit ettik.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim için, tarih çok etkileyici bir konu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm vaktini tarih çalışmalarına ayırdı.
Gelecek toplantı için bir tarih üzerinde anlaştılar.
O kitabı kütüphanin tarih bölümünde bulacaksın.
Genel anlamda, tarih kendini tekrar eder.
Hayatımı tarih çalışmasına adayacağım.
Tüm zamanını tarih çalışmalarına adadı.
Tarih nedir?
Tarih öncesi heykelcilik çok farklı şekillerde yorumlanmış.
Doğum günün hangi tarih?
Tom bir tarih kitabı okuyor.
Anadolu tarih boyunca birçok medeniyete kucak açmıştır.
Bir tarih seç.
O okulda tarih öğretti.
O, üniversitede tarih eğitimi alıyor.
Kate tarih dersinde dikkatle not tuttu.
Okulda tarih dersi verdi.
Fethedilenler her zaman hatalıdır. Tarih, onların yenilgilerinden başka hiçbir şeyi görmez.
Madeni paradaki tarih 1921'dir.
Tarih dersinden nefret ediyordum.
Askeri tarih okudu.
Tarih birçok bilinmeyen dâhinin hikayeleriyle doludur.
Tarih tekerrür eder.
Tarih, düşündüğünden daha karmaşıktır.
Bugün tarih dersinde Kral VIII. Henry dönemini işledik.
Kısalan etek boyları yüzünden yırtmaç denen şey tarih olmak üzere.
Tarih, her daim devam eden bir süreçtir.
Bugün burada tarih yazılıyor!
Evlilik için biz bir tarih belirledik.
Tom evimizin yanındaki okulda tarih öğretiyor.
Günümüzde ip atlamak tarih oldu.
Şehirdeki en büyük lisede tarih öğretiyorum.
Tarih bize duvarların yıkılabileceğini söylüyor fakat öyle yapmak hiç kolay değil.
Bir sayısal tarih olarak yazıldığında Mart 14, 2015, pi'nin ilk beş rakamına karşılık gelir- yüz yılda bir kez rastlantı!
Kesin tarih 1742.
O tarih sana neden tanıdık geliyor?
Sabun yapmak için çeşitli süreçler tarih boyunca icat edildi.
Hayatımı tarih çalışmaya adayacağım.
Tarih kazananlar tarafından yazılır.
Tarih galipler tarafından yazılır.
Tarih uzmanları hâlâ ne olduğundan emin değiller.
Toplantı için bir tarih tespit et.
Son tarih yaklaşıyor.
Ben tarih okumayı seviyorum.
Tom, caddenin karşısındaki lisede tarih dersi vermektedir.
Başvurular için son tarih 20 ekimdir.
Gerçekten tarih tekerrürden ibaret midir?
Tarih neden önemlidir?
Tarih tarih kitaplarında okuduğun gibi bir şey değil.
Yarın tarih dersinde sınava girmek zorundayım.
Tom bir lise tarih öğretmeni ve bir blues grubunda bir yarı zamanlı armonika çalar.
Tom Tarih sınavında kopya çekti.
Bir tarih dersine ihtiyacım yok.
Tom bir lisede tarih dersleri veriyor.
Bazen tarih tekrar ediyor.