Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "tarihsel"

Lernen Sie, wie man tarihsel in einem Türkisch Satz verwendet. Über 24 handverlesene Beispiele.

Onun tarihsel ayrıntılar hakkında büyük bir bilgi deposu var fakat hayatta onun bir işe yaradığından cidden süphe duyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Hikaye tarihsel gerçeğe çok yaklaştı.
Translate from Türkisch to Englisch

İran körfezi, İran halkındaki tarihsel kimliğin bir parçasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Zengin bir tarihsel mirasımız var.
Translate from Türkisch to Englisch

Yine, köktenci ideolojiler büyük tarihsel ilerlemelere karşı çıkarlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tarihsel olarak, Basra körfezi İran'a aittir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom tüm hafta sonunu tarihsel bir roman okuyarak geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O film önemli tarihsel olayların son derece yanlış bir tasviriydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çevirinin tarihsel açıdan doğru olduğunu söyleyebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir tarihsel roman okuyor olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok önemli tarihsel olaylar M.Ö 7000 yıllarında gerçekleşti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ermeni Soykırımı tarihsel bir gerçektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tarihsel romanlardan hoşlanıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok ülke biraz tarihsel revizyonizme izin verirler.
Translate from Türkisch to Englisch

Ressamlar tarihsel olarak kurşun boya gibi zehirli maddelere maruz kalmışlardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu olaylar tarihsel bağlamında analiz edilmelidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu olaylar tarihsel bağlamında incelenmelidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin kuruluş amacı da, doğu illerindeki bütün halkın dinsel ve siyasal haklarının özgürce gelişimini sağlayacak yasal yollara başvurmak; adı geçen illerdeki Müslüman halkın tarihsel ve ulusal haklarını, gerektiğinde, uygar toplumlar önünde savunmak; doğu illerinde yapılan zulüm ve cinayetlerin nedenleriyle etmenleri ve bunları yapanlar ve yaptıranlarla ilgili tarafsızca soruşturma açarak suçluların çabuklukla cezalandırılmalarını istemek; Türklerle azınlıklar arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesine ve eskisi gibi iyi bağların pekiştirilmesine çaba göstermek; doğu illerindeki savaştan doğma yıkım ve yoksulluğu, hükümet katında girişimlerde bulunarak elden geldiğince giderme yollarını aramaktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu olasılığın da, doğu illeri nüfusunda Ermenileri çoğunlukta göstermeye ve tarihsel haklar bakımından öncelikli saydırmaya çalışanların, bilimsel ve tarihsel belgelerle dünya kamuoyunu aldatmayı başarmaları; bir de Müslüman halkın Ermenileri toptan öldüren yabanıl olduğu iftirasını doğruymuş gibi kabul ettirmeleri durumunda gerçekleşebileceği varsayımı üstün geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bundan dolayı dernek, aynı gerekçe ve araçlarla donanmış olarak tarihsel ve ulusal hakları savunmaya çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tarihsel doku insanları sürekli kente çekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sözde ermeni soykırımı tarihsel bir düzmecedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Siyasal İslam ve CIAsal İslam arasında tarihsel ve girift bir ilişki vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Karl, tarihsel İsa'yı araştırıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch