Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "tartışmaya"

Lernen Sie, wie man tartışmaya in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Ben tartışmaya katıldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin için tartışmaya son vereceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tartışmaya katılmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben tartışmaya bir son vermek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tartışmaya katıldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben küçük bir tartışmaya karıştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Güzel konuşan bilim adamı kolayca tartışmaya katıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kararın oldukça tartışmaya açık
Translate from Türkisch to Englisch

O tartışmaya değmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz tartışmaya katıldık.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar bir tartışmaya girdiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tartışmaya son verdik.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun, onunla tartışmaya niyeti yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tartışmaya katıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Konu tartışmaya değer.
Translate from Türkisch to Englisch

Onunla tartışmaya hiç gerek yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tartışmaya bir son verelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar hararetli bir tartışmaya girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendi aralarında tartışmaya başladılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom tartışmaya katılmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tartışmaya katılamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O geldikten sonra tartışmaya başlayalım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un Mary ile tartışmaya niyeti yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom konuyu Mary ile tartışmaya çekindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Buraya Tom'la tartışmaya gelmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben tartışmaya girersem kaybedeceğimi düşünmüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yer verdiği tartışmaya rağmen, sorun hâlâ çözülmemiş kalmaya devam ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tartışmaya saatlerce devam ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tartışmaya sonra devam edeceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu daha fazla tartışmaya niyetim yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu konuda seninle tartışmaya niyetim yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tartışmaya değmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary tartışmaya başladılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary planı tartışmaya üç saat harcadılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tartışmaya daha sonra devam ederiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Niçin benimle tartışmaya girişiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

İster kabul edin, ister etmeyin, bu tartışmaya açık bir görüştür.
Translate from Türkisch to Englisch

Zaten tam olarak bilmediğim bir konuda, o kişiyle karşılıklı tartışmaya girip de sinirlerimi bozmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tartışmaya devam etmek için bir neden görmüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary tartışmaya devam ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes tartışmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom öfkesini kaybetmeden asla tartışmaya girmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşüncenizi tartışmaya gelmedik.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tartışmaya öğle yemeğinden sonra devam edelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onunla tartışmaya çalışmanın faydası yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary ile tartışmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şoförler kaza için kimin suçlanacağını tartışmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary ile tartışmaya çalışmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlarla tartışmaya girdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onunla tartışmaya girdim.

Hakkında tartışmaya değmez.

Bunu tekrar tartışmaya gerek yok.

Tom tartışmaya çalışmadı.

Buraya seninle tartışmaya gelmedim.

Bu tartışmaya açık değil.

O, tartışmaya değer bir şey.

Bu, tartışmaya açık değil.

Onlar birçok konu hakkında hemen tartışmaya başladı.

Onlar tartışmaya başladı.

Tartışmaya başlamıyalım lütfen.

O, tartışmaya açık kişi türü değildir.

Bütün cümleler tartışmaya açıktır.

Tom gittikten sonra tartışmaya başladık.

Bu tartışmaya yarın devam etmek istiyorum.

Senin kararın bir tartışmaya açık.

Dün tartışmaya katıldın mı?

Neden sen ve ben bu tartışmaya özel olarak devam etmiyoruz?

Onlar bir tartışmaya başladı.

Tom tartışmaya katıldı.

Bununla birlikte konu tartışmaya değer.

Onlar tartışmaya bir son vermeye karar verdi.

Bu sorun çok basit, bu yüzden neredeyse tartışmaya değmez.

Tartışmaya yarın sabah devam edilecek.

O, tartışmaya açık.

Artık seninle tartışmaya uğraşamayacağım.

O onunla tartışmaya niyetli değildi.

Tartışmaya değer sorular bunlar.

Bunlar tartışmaya değer sorunlar.

Tom ve Mary tartışmaya devam etti.

Sorunumu tartışmaya geri dönebilir miyiz?

Hakaretler ve tehditler şiddetli bir tartışmaya yol açtı.

Onlar para üzerine tartışmaya başladı.

O soru doğal olarak tartışmaya davet etti.

Onların hararetli tartışmaya bir son vermek için boşuna uğraştı.

Neden Tom'la tartışmaya devam ediyorsun?

Ben tartışmaya devam edilmesi gerektiğine inanıyorum.

Bu tartışmaya yarın devam edelim.

Korkarım ki seni hayal kırıklığına uğratmak zorunda kalacağım. Canım bu tartışmaya katılmak istemiyor

Tom ve Mary tartışmaya girdi.

Çekinmeden tartışmaya hazırdır.

Tartışmaya girmeyelim.

Leyla ve Sami tartışmaya girdiler.

Tom ve ben tartışmaya başladık.

Tom ve ben tartışmaya girdik.

Tom tartışmaya devam etmek istedi.

Ben tartışmaya katılmadım.

Tom'la tartışmaya girmek istemem.

Tartışmaya başladılar.

Bin liracık için tartışmaya değmez.

Bunun için tartışmaya değmez.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch