Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "tatile"

Lernen Sie, wie man tatile in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Okul yakında yaz tatili için tatile girecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Polonya'da bir tatile gitmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yıl ne zaman tatile gidiyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bir tatile ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gelecek hafta tatile gitmeyi planlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar kısa bir tatile çıktılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatile gitmek için sabırsızlanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ona uzun bir tatile çıkmasını tavsiye etti, bu yüzden o, derhal işi bıraktı ve dünya yolculuğuna çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Birkaç günlüğüne tatile çıkabilirdik.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin tatile ihtiyacın var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bu yaz tatile gitmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatile daha beş gün var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatile çıkmak istediler.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğrenciler şimdi bir tatile giriyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Doktor bana uzun bir tatile çıkmamı tavsiye etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir tatile ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Okulun ne zaman tatile giriyor?
Translate from Türkisch to Englisch

Bence tatile ihtiyacın var.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım Tom'un bir tatile ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz tatile ihtiyacım var, çok koşturdum gibi geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Orada tatile çıkma.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben evlenip tatile gideyim olmaz mı?
Translate from Türkisch to Englisch

O, ebeveynleriyle tatile gitmeyi reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ebeveynleriyle tatile gitmeyi reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ebeveynleriyle tatile çıkmayı reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ebeveynleriyle tatile çıkmayı reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar tatile beraber gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yıl tatile gidecek zamanım olmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un tatile ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Yazın tatile giderim.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç tatile çıktın mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Tatile çıkıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir tatile ihtiyacın var.
Translate from Türkisch to Englisch

Gerçekten bir tatile ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Okul haziran ayında tatile girer.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatile gitmek için beş günümüz var.
Translate from Türkisch to Englisch

Öyle hazırlıksız tatile gidebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch

İnşallah, yazın tatile gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatile gideceğimiz gün, hastalandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yazık, bu sene tatile çıkamayacaksınız!
Translate from Türkisch to Englisch

George Bush, karısıyla birlikte tatile çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yaz nereye tatile gidiyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Emily Türkçe öğreniyor, çünkü o ve anne babası tatile Türkiye'ye gidecekler.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer bir gün alkolik olursam, kesinlikle tatile Antalya'ya gideceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece öğrenci değil fakat öğretmeni de tatile can atıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kongre tatile girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom az önce tatile çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne zaman tatile gidiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Yağmur nedeniyle tatile çıkamadık.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bu yıl tatile çıkmıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bu yıl tatile çıkmayacak.

Onlar gelecek ay kesinlikle tatile gidecekler.

"Tatile yalnız başına mı gidiyorsun?" "Hayır, problemlerim benimle birlikte geliyorlar."

Boston'a tatile çıkacağım.

Pasaportundaki fotoğrafa benzemeye başladığında bir tatile gitmelisin.

Belki bir tatile ihtiyacın olacak.

Biz tatile gitmiyoruz.

Gelecek hafta tatile gidiyorum.

Ben tatile gidiyorum!

Ben İspanya'ya tatile gittiğimde, eski tarım ekipmanlarından oluşan bir sergiyi görmek için müzeye gittim.

Tom ne zaman tatile çıkacağını sana söyledi mi?

Tatile gittiğimde bir araba kiralayacağım.

Tom tatile başlamaya can atıyordu.

Dairemi temizlemeden asla tatile gitmem.

Tom'un son derece bir tatile ihtiyacı var.

Tom'un gerçekten bir tatile ihtiyacı var.

Tom'un kesinlikle tatile çıkması gerekiyor.

Tom çok sık tatile çıkmaz.

Ben sadece tatile çıkamayacak kadar çok meşgulüm.

Asla cep telefonum olmadan tatile çıkmam.

Tom tatile gitti.

Tatile çıkman gerekir.

Ben tatile çıkamam. Patron benim ve çok meşgulüm.

Tom bir tatile ihtiyacı olduğunu söylüyor.

Tatile ne zaman gidiyorsun?

Tatile ne zaman çıkıyorsun?

Ben sadece tatile gitmek için çalışıyorum.

Benim bir tatile ihtiyacım var!

Tom tatile çıktı.

Bir tatile parasal gücüm yetemez.

Tom ve Mary'nin tatile çıkmak için zamanı ya da parası yok.

Birkaç günlük bir tatile çıkalım.

Jim'in patronu ona "tatile çıkmanın zamanı geldi" dedi.

Onlar geçen yıl birlikte tatile gittiğimiz yerde bir ev satın aldılar.

O, tatile çıkmaz.

Pasaportunuzdaki fotoğrafa benzemeye başlattığınızda, tatile gitme zamanıdır.

Senin son derece bir tatile ihtiyacın var.

Annem, babam ve kız kardeşim ile birlikte tatile çıkacağımızı onlara söylemiştim.

Tatile çıktığımda havanın güzel olmasını beklerken, aslında beni kıştan kalma bir gün bekliyordu.

Okul ne zaman tatile giriyor?

Senin bir tatile ihtiyacın var.

Ben tatile gittim ve benim bitkiler hâlâ hayatta.

Birkaç günlük bir tatile çıkayım.

Bu gece bir tatile ihtiyacım var.

Tom yarın tatile çıkıyor.

Bu yaz İskoçya'da tatile gittim.

Ben tatile gidiyorum.

Bu, şimdiye kadar ilk kez tatile çıkışım.

Bu sene tatile gittin mi?

Ben bu sene tatile gitmeyi göze alamam çünkü beş parasızım

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch