Lernen Sie, wie man tatmin in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Bir dil öğrenmenin geleneksel yolu olsa olsa birinin görev duygusunu tatmin edebilir ama o bir sevinç kaynağı olarak hizmet edemez. Ayrıca muhtemelen başarılı olmayacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun açıklaması hiçbir şekilde tatmin edici değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Sessizliğinden cevabımdan tatmin olmadığın sonucuna vardım.
Translate from Türkisch to Englisch
Müzik kulakları tatmin eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen tatmin olmadın, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom birkaç sandviç yiyerek açlığını tatmin etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hesap yapmak herkesin önünde tatmin olmanın kabul edilebilir tek sosyal yoludur.
Translate from Türkisch to Englisch
O, genel olarak, tatmin edici bir öğrenci.
Translate from Türkisch to Englisch
Cevabınız tatmin edici olmaktan uzaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun raporu tatmin edici olmaktan uzaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun raporu bir bütün olarak tatmin ediciydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin tatmin olmak için her türlü sebebi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana gelince, ben tatmin oldum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hiçbir şekilde tatmin olmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tamamen tatmin olmamıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonunda gerçekten tatmin edici bir sonuç bulmak mümkündü.
Translate from Türkisch to Englisch
O, fakir olmasına rağmen, tatmin olmuştur.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonuçtan hiç tatmin olmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok insanın aylığından tatmin olduğunu söyleyebileceğini sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun çalışması tatmin ediciydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek onun açlığını tatmin etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Estetik duygunuzu tatmin edecek şey nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
İnşallah bu sizi tatmin eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünya ihtiyaçlarımızı tatmin edebilir ancak hırsımızı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonuçtan tatmin olmuş değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Çözümün zaman alacağı konusundaki açıklaması kimseyi tatmin etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun cevabı tatmin edici olmaktan uzaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Açıklaması tatmin edici değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Açıklamamdan tatmin oldun mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Açıklamamdan tatmin olmuş görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Politikamız müşterilerimizi tatmin etmektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğrencinin gelişmesi tatmin edici.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu otel tatmin edici olmaktan uzaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Açıklaması tatmin edici olmaktan uzak.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonuçlar hiçbir şekilde tatmin edici değil.
Translate from Türkisch to Englisch
İşin tatmin edici olmaktan uzak.
Translate from Türkisch to Englisch
İşiniz tamamen tatmin edici değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun işinden tamamen tatmin olduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Açıklama hiçbir biçimde tatmin edici değil.
Translate from Türkisch to Englisch
O tatmin olmuş mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Tatmin oldunuz mu?
Translate from Türkisch to Englisch
O asla tatmin olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden insani duyguları tatmin etmek günah diye düşünülmekte?
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar insani duygularını tatmin etmeli fakat sevgi ve aşk güzel duygular değil midir?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çok tatmin edici.
Translate from Türkisch to Englisch
Tatmin edici mi?
Tom tatmin olmamış görünüyor.
Sizin beni tatmin olmaz duyguları olan biri sanmanız çok ayıp.
Tom'un sağlık durumu tatmin edici.
Uzun bir araştırmadan sonra tatmin edici bir oda buldum.
Bu cevap sizi tatmin eder mi?
Onun açıklaması tatmin edici değildi.
Sonuç tatmin edici olmaktan uzaktı.
Odanın sizi tatmin edeceğine güveniyorum.
Bu tatmin edici olur.
Bu tatmin edici değil.
Konuşman tatmin edici olmaktan uzaktı.
Sonuçtan hiç tatmin olmadı.
Sonuç gerçekten tatmin ediciydi.
Onun önerisi bizi tatmin etmekten uzak.
Tüm edebi ve sanatsal çalışmaların kaynağı, tatmin edilmemiş libidodur.
Bu tatmin edici mi?
Kime sorarsan sor, tatmin edici bir cevap alamazsın.
Açıklaman tatmin edici.
Tatmin oluncaya kadar yedim.
Tatmin oluncaya kadar devam etmelisin.
Gerçekten tatmin edici bir çözüm bulmak imkansızdı.
Her şey oldukça tatmin edici.
Araştırmanın sonuçları oldukça tatmin ediciydi.
Bu seni tatmin edecek mi?
O seni tatmin ediyor mu?
Yine de çözüm tatmin edici değil.
Sonuçlar tatmin edicilikten uzaktı.
Tom hiç tatmin olmuş gibi görünüyor.
Tom sonuçlardan tatmin olmadı.
Onun tatmin edici olduğunu umuyorum.
Onlar tatmin edici bir uzlaşmaya varmak için müzakere ediyorlar.
Bu, Mary'yi tatmin etmedi, onlar arasındaki ilişki daha mesafeli oldu.
Başkan Obama çalışmak isteyen her Amerikalı bir iş bulabilinceye kadar tatmin olmayacaktır.
Her şey tatmin edici mi?
Her şey tatmin edici miydi?
Sen asla tatmin olmuş değilsin.
Biz tatmin olmuş değiliz.
Tamamen tatmin olduğumu söylemedim.
Tom sonuçlardan tatmin olmamıştı.
Ne yaparsak yapalım, Tom tatmin olmayacaktır.
İnsanlar tatmin olmayı öğrenmeli.
Sonuçlar çok tatmin ediciydi.
Biz Tom'un işini tatmin edici buluyoruz.
Tom hiçbir şekilde tatmin olmadı.
Umarım bu ofisi tatmin edici bulacaksın.
Sana istediğin her şeyi veriyorum ama sen asla tatmin olmuş görünmüyorsun.
Tom kendini tatmin etmek için genellikle yapay bir vajina kullanır.
Umarım tatmin olmuşsundur.
Bundan çok tatmin olmuştum.
Korkunç bir durum gelişti. Hükümetin tatmin edici bir çözüm bulabileceğini umuyoruz.
Şirket her zaman müşterilerini tatmin etmeye çalışır.
Lady Gaga konserine son gittiğimde tüm şarkılarını bitirmesine rağmen seyircinin çoğu tatmin olmamıştı.
Bu seni tatmin etti mi?
Bu Tom'u tatmin etmedi ve onlar arasındaki ilişki soğudu.