Lernen Sie, wie man teşkil in einem Türkisch Satz verwendet. Über 13 handverlesene Beispiele.
Eğer emir suç teşkil ediyorsa üstlerinin verdiği emre uymak zorunda değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Ölümün bir örnek teşkil edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Avrupa Birliği'nin 24 resmi dili vardır. Ancak önemli metinler çoğu kez yalnızca şu üç dilde mevcuttur: İngilizce, Fransızca ve Almanca. Bu durum, bu dillere aşina olmayanlar için bir dezavantaj teşkil etmektedir. Ortak ve tarafsız bir köprü dil üzerinde çalışmanın zamanı çoktan gelmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir emsal teşkil etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanunu bilmemek mazeret teşkil etmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun bir sorun teşkil ettiğini hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Atık dökme çok önemli bir sorun teşkil ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ancak bütçe sorunları engel teşkil edebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Akarsu iki ülke arasında sınır teşkil ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu artık sorun teşkil etmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu olay ilerisi için emsal teşkil edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Akıllı telefon zombileri yollarda güvenlik sorunu teşkil etmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Üretimde ham maddenin vakitlice tedarik edilmesi büyük önem teşkil eder.
Translate from Türkisch to Englisch