Lernen Sie, wie man tecavüz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 40 handverlesene Beispiele.
Tecavüz korkunç bir suçtur.
Translate from Türkisch to Englisch
Facebook ve cep telefonu mesajları bir öğrenciye tecavüz etmesi nedeniyle bir adamın davasında kilit delil olarak ortaya çıkmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan defalarca Linda'ya tecavüz etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen ona tecavüz ettin!
Translate from Türkisch to Englisch
Linda, Dan'ı kendisine tecavüz eden adam olarak teşhis etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Orta yaşlı adam tecavüz ile suçlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Cinayet, tecavüz ve işkence savaş zamanlarıyla ilişkili vahşetlerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom babasının birden çok kez ona tecavüz ettiğini iddia etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tecavüz her zaman bir şiddet suçudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tecavüz ve cinsel taciz şiddet suçlarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tecavüz suçu işleyenler cezalandırılmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tecavüz o ve ailesi için bir utançtır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yağma, tecavüz ve talan, savaş sırasında yaygındır.
Translate from Türkisch to Englisch
Dania'ya tecavüz edildi ve işkence yapıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl o tecavüz ve cinayetlere karıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl kadına tecavüz etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tecavüz, üniversite kampüslerinde ciddi bir sorundur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tecavüz, üniversite kampüslerinde ciddi bir sorundur
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'ya şiddetle tecavüz etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'ya acımasızca tecavüz etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla tecavüz kurbanıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, tecavüz ve saldırı nedeniyle 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'ya boyun eğdirip tecavüz etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'ya tecavüz etmek istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'ya sadistçe tecavüz etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami kadınları öldürdü, sakatladı ve onlara tecavüz etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kadınlarımıza tecavüz etmek istiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana tecavüz eden adam bu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami muhtemelen Leyla'ya tecavüz etmeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'ya tekrar tekrar tecavüz etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami sekiz aylık hamile olan bir kadına tecavüz etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami asla Leyla'ya tecavüz etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami birçok tecavüz kurbanı ile çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'nın evine izinsiz olarak girdi ve ona tecavüz etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami bir kıza tecavüz etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami Leyla'ya tecavüz etti ve onu terk etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Maydan’dan Azak Taburu ve türevi onlarca grup ülkenin çeşitli bölgelerinde çeteleşerek yağma, tecavüz, işkence ve cinayet gibi çok sayıda suça karıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu tecavüz ile suçladılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tecavüz ile suçlanıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ufalı polis memurlarının meslektaşlarına tecavüz ettiklerinden şüpheleniliyor.
Translate from Türkisch to Englisch