Lernen Sie, wie man tecrübe in einem Türkisch Satz verwendet. Über 23 handverlesene Beispiele.
Part-time bir işin iyi bir tecrübe olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun tecrübe eksikliğini kabul etmeme rağmen, hâlâ daha iyi yapması gerektiğini düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Al-Saib sordu: Çöplükte uyumak ha? Kötü kokulu bir tecrübe olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tecrübe sonsuza kadar hafızamda kalacak.
Translate from Türkisch to Englisch
İletişim kurmak bana biraz zor geliyor çünkü daha önce tecrübe etmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tecrübe onun yaşamında çok önemli sayılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha önce tam böyle bir şeyi hiç tecrübe etmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçmişte birçok aptallık yaptım. Bugün, yaptığım aptallıklar tecrübe olarak yanımda. İyi ki aptallık yapmışım desem yanlış olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım kendiniz tecrübe etmek istediniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Neyi tecrübe ettiğimi bilmiyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
O konuda bir hayli bilgi ve tecrübe sahibiyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoş bir tecrübe değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes bunu tecrübe edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tecrübe ve öğrenme için sonsuzluk yeterli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bunun en iyi yol olduğunu tecrübe ile öğrendim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun tecrübe eksikliğini hesaba katmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi insan mutluluk, kötü insan tecrübe, yanlış insan ders ve mükemmel insan iz bırakır!
Translate from Türkisch to Englisch
İbret almayacağınız tecrübe yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
„Bu imkansız!“ dedi korku. „Çok fazla risk!“ dedi tecrübe. „Anlamı yok!“ dedi kaygı. „Dene!“ diye fısıldadı kalp.
Translate from Türkisch to Englisch
Boston'da korkunç bir tecrübe yaşadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer karanlığı tecrübe etmediysen, yıldızların parıltısını takdir edemezsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz bunların hepsini yıllar önce tecrübe etmiştik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tecrübe, yaşadığımız hüsranların bütünüdür.
Translate from Türkisch to Englisch