Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "tehlikeli"

Lernen Sie, wie man tehlikeli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Tufts, dünyanın en tehlikeli üniversitesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Motosiklete binmek gençler için tehlikeli olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne kadar tehlikeli olduğunu görüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok fazla balık avı dolayısıyla, bazı balık stokları şimdi tehlikeli derecede düşük seviyelerde.
Translate from Türkisch to Englisch

Birazcık öğrenme tehlikeli bir şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünya tehlikeli bir yerdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Adam Ellie'yi tehlikeli bir durumdan kurtardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana onun tehlikeli olduğunu söyledim, incinmenizin nedeni dinlememenizden kaynaklanıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir köpek bazen tehlikeli bir hayvandır.
Translate from Türkisch to Englisch

O nehirde yüzmenin tehlikeli olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu nehir çocukların yüzmesi için tehlikeli.
Translate from Türkisch to Englisch

Tehlikeli sürüş cezalandırılmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tehlikeli olursa, beni ara.
Translate from Türkisch to Englisch

Tehlikeli yolculukta hayatlarını riske attılar.
Translate from Türkisch to Englisch

O çok tehlikeli bir durum.
Translate from Türkisch to Englisch

Genetiği değiştirilmiş gıda yemenin tehlikeli olduğunu düşünüyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Nehirde yüzmemin tehlikeli olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom tehlikeli durumda Mary'ye yardım etmek için gitti ve o, ona teşekkür bile etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

İngiltere tehlikeli şekilde düşük gıda malzemeleri ile karşı karşıya idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un şu ana kadar yapmayı denemek istediği en tehlikeli şey zehirli bir yılanı tutmaktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un şimdiye kadar yapmaya çalıştığı en tehlikeli şey bangee jumping'tir.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok havlayan köpekler genelde tehlikeli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ne kadar tehlikeli olduğu belki sana hatırlatılmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Chris'e sırlarını anlatman tehlikeli çünkü herkese söyler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sandalye tehlikeli.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tehlikeli bir zamandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıldırım tehlikeli olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çok tehlikeli bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch

Kızamık oldukça tehlikeli olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir uçurtma uçurmak tehlikeli olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçurtmalar uçurmak tehlikeli olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi şehir en çok tehlikeli?
Translate from Türkisch to Englisch

O, biraz tehlikeli görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Babamın iş nedeniyle kaldığı New York, Tokyo'dan çok daha tehlikeli bir şehirdir.
Translate from Türkisch to Englisch

İçki içmek ve araba sürmek tehlikeli olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir volkanın yanında yaşamak tehlikeli.
Translate from Türkisch to Englisch

Böyle tehlikeli bir yere gitmeyecek kadar mantıklı olmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir fırtına anında araba sürmek tehlikeli olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sığ suda dalmak tehlikeli.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu nehir yüzmek için çok tehlikeli.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir sürü tehlikeli bombardıman saldırılarını tamamladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım bu gölde yüzmek tehlikeli.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şeyler sağlık için tehlikeli mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Durum çok gergin ve tehlikeli görünüyordu.

Çok tehlikeli.

Tehlikeli olabilir.

Burası tehlikeli.

Onun planı tehlikeli.

İşiniz tehlikeli mi?

Tehlikeli göründüğümü söyledi.

Atom enerjisi pahalı ve tehlikeli.

Bu yasal değil, hatta tehlikeli.

Tom'un bizden yapmamızı istediğini yapmak tehlikeli olabilir.

Tom'um bizden istediğini yapmak tehlikeli olabilir.

Bu nehir yüzmek için tehlikeli.

Tehlikeli görünüyor.

Sanırım Tom tehlikeli.

Sanırım o çok tehlikeli.

Sanırım o tehlikeli.

Bence çocukların bu havuzda yüzmeleri tehlikeli.

Sanırım etnik milliyetçilik tehlikeli.

Kadın doktor tehlikeli mi?

Tom son derece tehlikeli.

Tehlikeli alana adım atıyorsun.

Tehlikeli görünüyordun.

Bu çok tehlikeli.

Tehlikeli değil mi?

Tehlikeli mi?

O tehlikeli.

Tom tehlikeli mi?

Bu hızlı akıntıda yüzmek tehlikeli olmalı.

Bir metroya tek başına binmek tehlikeli mi?

Bu tehlikeli.

Tom çok tehlikeli.

Bu tehlikeli olabilir.

O gelmiş geçmiş en tehlikeli adamdır.

O gelmiş geçmiş en tehlikeli adam.

Tom biraz tehlikeli gözüküyor.

Tom, Mary'nin yalnız gitmesinin tehlikeli olabileceğini düşündü.

Bu riskli ve tehlikeli.

Robotların, kendi kararlarını verebilmelerine olanak tanımak tehlikeli olabilir; çünkü sahiplerine karşı çıkabilirler.

Tom, Mary'ye tehlikeli bir şey yapmayacağını söyledi.

Onun ne kadar tehlikeli olduğuna dair bir fikrin var mı?

Tom her zaman gerçekten tek başın mı yüzer? Tehlikeli değil mi?

Tom tehlikeli düşünülmeli.

Tom son derece tehlikeli olabilir.

Tom çok tehlikeli olabilir.

Hiç kimse büyük bir kelime hazinesi olan bir deliden daha tehlikeli değildir.

Tom'un ne kadar tehlikeli olduğunun farkındasın, değil mi?

Onun ne kadar tehlikeli olabileceğini hepimiz biliyoruz.

Burada yüzmenin tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

Bu kadar tehlikeli bir şeyi asla yapmam.

Bunun ne kadar tehlikeli olacağı hakkında seni uyardım.

Tehlikeli olabilecek herhangi bir şey yapmak istemiyorum.

Bizden yapılması istenilen şey çok tehlikeli.

Şiddetli rüzgarlar yüksek profilli araçlar için seyahati tehlikeli yapıyorlar.

Boston'un tehlikeli bir yer olduğunu duydum. Bu doğru mu?

Bazı insanlar Boston'un tehlikeli bir şehir olduğunu söylüyorlar.

Otobüsü başkası sürüyor ve otobüs çok tehlikeli gidiyor.

Tom'un tehlikeli olduğunu düşünüyor musun?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch