Lernen Sie, wie man teklif in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Eski radyomuz için on dolar teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Suzy, Tom'un ona çıkma teklif edeceğini umuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sonunda ona evlenme teklif etmeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Johnny Alice'e evlenme teklif etti ve o da kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Emmet'in teorisi ile bağlantılı olarak Leech'in sunduğu teklif en makulüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz, mevcut koşullar altında daha fazla fiyat indirimi teklif edemeyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu teklif gerçek olamayacak kadar çok iyi görünüyor. Bit yeniği nedir.
Translate from Türkisch to Englisch
O size evlenme teklif etti mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Suzy Tom'un çıkma teklif edeceğini umuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye çıkma teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Mademki Tom ve Mary ayrıldılar, ona çıkma teklif etmek için sorun yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona çıkma teklif etmeyi düşünüyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ona teklif ettiğimiz rüşveti kabul etmek için isteksiz görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin onayınla, işi ona teklif etmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Teklif ettiğine alternatif yok mudur?
Translate from Türkisch to Englisch
Jim Anne'e birkaç kez çıkma teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Jane biz dışarıda iken bizim çocuklarımıza bakmayı teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye evlenme teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana evlenme teklif etti mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Teklif geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz ona güzel bir iş teklif ettik.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona evlenme teklif edeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Teklif geçen hafta ele alındı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, genç kadına evlenme teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu teklif şartlarımızı karşılamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona çıkma teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona karşı teklif verdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Aniden, bana evlenme teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yerinde olsam, ona evlenme teklif ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu teklif 15 Ağustos 1999 yılında sona erecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu teklif beş gün için geçerlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Evi ona 300,000 dolara satmayı teklif ettik.
Translate from Türkisch to Englisch
Beklenebilenden daha fazlasını teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona ciddi bir teklif yapacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Genç adam ona evlenme teklif etmeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bir iş teklif etti ve o kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona evlenme teklif etmeye karar verdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un Mary'ye arkadaşlık teklif edecek cesareti yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye evlilik teklif etmeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sonunda Mary'ye çıkma teklif etmeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Cesaretini topladı ve ona evlenme teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana çıkma teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana evlenme teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir kerelik bir teklif.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana dans teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye valizini taşımayı teklif etti ama Mary, valizi kendisinin taşımak istediğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana reddedemeyeceğin bir teklif sunacağım.
Zorbalık ciddi bir problemdir fakat onu saf dışı bırakmaya çalışmanın tamamen gerçekçi bir teklif olmadığını anlamak zorundayız.
Mary'den gerçekten hoşlanıyorsan, ona çıkma teklif etmelisin.
Teklif bu.
Bir buluşmada Tom'un Mary'ye çıkma teklif etmesini istedim.
Tom evlenme teklif edecek.
Sana çıkma teklif etmedim.
Bana teklif etmeyin.
Mary'ye çıkma teklif et.
Tom az önce evlilik teklif etti.
Zamanın olsaydı sana kahve teklif ederdim.
Bence Tom'un teklif ettiği işi almalısın.
Bence Tom'un teklif ettiği işi almalısınız.
Teklif için teşekkürler.
Ne teklif ettiler?
Tom'a biraz para teklif ettim.
Tom'a almayı teklif ettim fakat o kendisi gelmek istedi.
Bunu Tom'a teklif ettim.
Kaç tane teklif aldın?
Kaç tane teklif aldınız?
Ne kadar teklif ettin?
Tom cebinden bir şeker poşeti çıkardı ve Mary'ye biraz teklif etti.
Tom yaşlı bayana yardım teklif etti.
Tom sonunda Mary'ye çıkma teklif etmek için cesaretini topladı.
Tom bana içecek bir şey teklif etmedi.
Tom bana Mary'ye çıkma teklif etmesinin gerekip gerekmediğini sordu.
Mary'ye çıkma teklif etmelisin.
Bana yeni bir iş teklif edildi.
Tom'a bir bira teklif ettim ama o bir tane istemediğini söyledi.
Tom sana çıkma teklif etti mi?
O sana çıkma teklif etti mi?
Tom bana kurabiye teklif etti ama ben reddettim.
Bir teklif yapabilir miyim?
O bana bir bira teklif etti fakat reddettim.
Bana bir bira teklif etti.
Tom bana bir bira teklif etti.
Tom kilisenin önünde Mary'ye evlenme teklif etti.
teklif ettiğin şey tamamen deli saçması!
Tom'a iyi bir iş teklif edildi.
Tom Mary'ye çıkma teklif etti fakat o hayır dedi. Bir yıl sonra onlar evliydi.
Mary bir adama çıkma teklif etmediğini söyledi.
Tom bana hiç para vermeyi teklif etmedi, bu düşüncelere nereden kapılıyorsun?
Size bir iş teklif etmek istiyoruz.
İlginç bir teklif. Bunu düşünmeliyim.
Bu cömert bir teklif.
Bana evlenme teklif ettiğin zamanı hatırlıyor musun?
Bana daha iyi bir teklif yapın.
Ne cömert bir teklif!
Bu çok cazip bir teklif.
Bu cömert bir teklif fakat onu geri çevirmek zorundayım.
Güzel bir teklif sundu.
Şimdiye kadar Mary'ye çıkma teklif eden tek erkek Tom'dur.
Yerini yaşlı adama teklif etmesi, onun nazik bir davranışıydı.
Tom bize cömert bir teklif yaptı.