Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "televizyonda"

Lernen Sie, wie man televizyonda in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Ödevimi yaptıktan sonra televizyonda beyzbol maçı izledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyonda, yüzünde ciddi bir görünümü olan birisi ülkemizin geleceği ile ilgili sorunlar hakkında konuşuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kurum gönüllüler için televizyonda ilan verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağ televizyonda kullanılan saygısız dil küçük çocuklu ebeveynlerin kabloluya abone olmayı istememelerine sebep oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok anne-baba televizyonda çok fazla şiddet olduğuna inanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben dün gece televizyonda bir beyzbol oyunu izlemek için iki saat harcadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bazen televizyonda görünür.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom televizyonda Mary'yi gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye televizyonda gördüğünü anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye televizyonda beyzbol izlemeyi ne kadar çok sevdiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom televizyonda izlediği hakkında seçicidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, filmlerde ve televizyonda bulunmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom televizyonda neler olduğuna bakmak için yayın akışını kontrol etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Akşam yemeğinden sonra televizyonda haber izledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç televizyonda çıktın mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Bazen onu televizyonda görürüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyonda haber programlarını severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyonda eski bir film izledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz televizyonda eğlenceli bir program izledik.
Translate from Türkisch to Englisch

O, dün gece televizyonda çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyonda bir tenis maçı izledim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bu gece televizyonda çıkıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyonda sık sık gece oyunları izlerim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar televizyonda yeni bir arabanın reklamını yaptılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar televizyonda yeni bir ürünün reklamını yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, televizyonda beyzbol oyunlarını izlemeyi sever.
Translate from Türkisch to Englisch

O, televizyonda beyzbol oyunları izlemeyi seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece televizyonda beyzbol oyunu izledik.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sık sık televizyonda görünür.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben televizyonda futbol izlemekten hoşlanırım.
Translate from Türkisch to Englisch

O film televizyonda gösterildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyonda iyi bir şey yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyonda reklam yapmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece televizyonda çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyonda boks maçı gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyonda yeni bir program izledik.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyonda favori bilgi yarışmanız nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyonda bir beyzbol oyunu izledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyonda bir beyzbol oyunu izledik.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyonda spor izlemeyi sever misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece televizyonda ne izledin?
Translate from Türkisch to Englisch

O televizyonda herhangi bir sorun var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece televizyonda bir basketbol oyunu izledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyonda heyecan verici bir oyun izleyerek oturdum.

Hükümet televizyonda sigara reklamını yasakladı.

Seni televizyonda gördüm.

Bir televizyonda iki tane kapatma düğmesi varsa o televizyon özel demektir değil mi?

Televizyonda ne var?

Tom'un televizyonda beyzbol izlemekten zevk almadığından oldukça eminim.

Televizyonda söyledikleri budur.

Yarın gece televizyonda izlemek istediğim bir film var.

Televizyonda reklam var.

Tom televizyonda bir buz pateni yarışmasını izliyor.

Televizyonda çok fazla sayıda reklam var.

Tom sunucu olarak televizyonda çalışıyor.

Ben televizyonda yöneticilik de yaptım.

Dün televizyonda aynı saatte üç iyi film vardı. Ve onlardan hiçbirini görmedim.

Şu anda televizyonda iyi bir şey yok.

Onu televizyonda gördüm.

Tom televizyonda basketbol maçlarını izlemekten zevk alıyor.

Biz seni televizyonda gördük.

Futbol maçı televizyonda canlı olarak yayınlandı.

Seni televizyonda görmek için bekleyeceğim.

Ben sizi televizyonda gördüm.

Televizyonda görünmek için tek şansımı kaybettim.

Tom, televizyonda basketbol maçı seyrediyordu.

Televizyonda çokça zararlı yayınlar var.

Tom, televizyonda haberleri seyrediyor.

Dün akşam televizyonda başkanın konuşmasını dinledik.

Kafeye girdiğim gibi televizyonda güreş karşılaşması izleyen iki genç erkek gördüm.

Tom sık sık televizyonda görünür.

Televizyonda Tom'u gördüm.

Bir gün televizyonda olmak istiyorum.

Ben televizyonda olacağım.

Tom televizyonda bir şey izliyor.

Şirket televizyonda yeni bir araba tanıtımı yapıyor.

Dün gece televizyonda Tom'la röportaj yapıldı.

Senin dün televizyonda olduğun doğru mu?

Televizyonda annemizin bürosunu alevler içinde gördük.

Televizyonda iyi bir şey olup olmadığını merak ediyorum.

Ben ödevimi bitirdikten sonra televizyonda beyzbol izledim.

Ben bu filmi daha önce televizyonda izledim.

Başkan bu akşam televizyonda konuşacak.

Tom ve Mary televizyonda bir basketbol maçı izledi.

Bu akşam televizyonda beyzbol seyretmek istiyorum.

Irkçılık televizyonda bile var.

Televizyonda gerçek hayatta göründüğümden daha büyük görünüyorum.

Çay salonuna girdiğimde televizyonda güreş maçı izleyen iki genç adam buldum.

Birçok ebeveyn televizyonda çok fazla şiddet olduğunu düşünüyor.

Tom televizyonda.

Tom televizyonda spor izlemeyi seviyor.

Şimdi televizyonda ne var?

Ben kafeteryaya girdiğimde, iki tane genç adam televizyonda bir güreş maçını izliyordu.

Çay odasına girdiğimde televizyonda güreş maçı izleyen iki genç adam buldum.

Tom televizyonda olimpiyatları izliyor.

Bir keresinde televizyonda şarkı söyledim.

Ev ödevimi bitirdikten sonra televizyonda beyzbol izledim.

Televizyonda ne zaman Jules Verne hakkında bir film izleyebilirim?

Televizyonda sadece saçmalıklar var.

Tom otuz yıl boyunca her gece televizyonda olmuştur.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch