Lernen Sie, wie man temin in einem Türkisch Satz verwendet. Über 61 handverlesene Beispiele.
Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Savaş kurbanlarına yiyecek temin ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakin olun. Ben fırsatların sizin lehinize olduğunu size temin ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakin olun. Ben her şeyin güzel olacağına sizi temin edebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom açış konuşması için zamanında burada olacağına beni temin etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar şimdi şiddetle mücadele ediyorlar fakat çok uzun zaman geçmeden önce savaş baltasını gömeceklerine sizi temin ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bize yiyecek temin ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Geç kalmayacağıma dair sizi temin ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun güvenirliği konusunda sizi temin ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Köye su temin ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Ailesi için yiyecek ve giyecek temin etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u bulmak için yapabileceğimiz her şeyi yaptığımıza seni temin ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un tamamen güvenli olacağına sizi temin ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un oldukça iyi olduğuna sizi temin ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
İhtiyacın olan her şeyi sana temin edeceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un karısı onun için bir mazeret temin edecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni temin ederim ki, o durum beni her zaman iğrendirmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kirayı zamanında ödeyebileceğimize sizi temin ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni temin ederim, Tom burada değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hapishane tarafından temin edilen düşük kaliteli yiyecek yiyerek besleniyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un tamamen güvende olacağına sizi temin ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu pazartesiden önce yaptıracağına bizi temin etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni temin ederim ki onlar tam olarak aynı.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni temin ederim ki sana yardım etmek için mümkün olan her şeyi yapacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Resmi dükkanımızdan 250 tane kopya temin edebilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Mumlar temin edilecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni temin ederim ki bu gerekli değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Kralın sadece bir çocuğu vardı ve o bir kızdı, bu yüzden ona ondan sonra kral olmak için uygun olacak bir koca temin edilmesi gerektiğini öngördü.
Translate from Türkisch to Englisch
Arılar bize bal temin eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun doğru olmadığına seni temin edebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni temin ederim, gerçek bu!
Translate from Türkisch to Englisch
Okul bize çadır temin edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni temin ederim ki bu gerçek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ayrıntıları temin etmeyi reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni temin ederim, her şey kontrol altında.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iş birliği yapacağına bizi temin etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni temin ederim ki bu oldukça gereksiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu dinleme! Seni temin ederim; o sadece saçma sapan.
Tom ihtiyacımız olan şeyi temin etti.
Ben gerçekten zenginim, seni temin ederim.
Sana gerekli tüm bilgiyi temin edeceğim.
O bizim için iyi bir akşam yemeği temin etti.
Sizi temin ederim ki sizi aldatmak niyetinde değildim.
Seni temin ederim ki o olasılığı göz önünde bulundurdum.
Sizi temin ederim ki bu bir şaka değil.
O hatayı tekrar yapmayacağımıza seni temin edebilirim.
Daha fazla bilgi temin edilmedi.
Bir avukata gücün yetmiyorsa, sizin için biri temin edilecek.
Dürüstlüğün uzun vadede ödeme yaptığına seni temin edebilirim.
Lütfen isimleri temin edin.
O bir canavar değil, seni temin ederim.
Seni temin ederim ki bu sadece para hakkında değil.
Umurumuzda olduğu konusunda sizi temin ederim.
Bunu yapmaya gerek olmadığını temin ederim.
Seni temin ederim, her şey yolunda.
Seni temin ederim, Tom'u bir daha asla görmeyeceğiz.
Ülkemiz oraya kömür temin etmeye hazırdır.
Seni temin ederim sağlığım mükemmel.
Seni temin ederim ki konu bu değil.
Ali fuhuşa teşvik, aracılık ve yer temin etmek suçundan yargılanıyor.
Mimar, yeni bir konut projesi için belediyeden gerekli izinleri temin etti.