Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "temizlemek"

Lernen Sie, wie man temizlemek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Mike'ın evdeki işi pencereleri temizlemek.
Translate from Türkisch to Englisch

Odayı temizlemek üç günümü aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sürekli burnumu temizlemek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom odasını temizlemek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben köpek boku temizlemek istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onu banyo suyunun içine koyabilir, veya onu temizlemek için kullanabilir ve mutfağını sterilize edebilir, ya da onu bir haşarat kovucu olarak kullanabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün çatının karını kürekle temizlemek biraz zaman alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Garajı temizlemek çok eğlenceli değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Odamı temizlemek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

O, odasını temizlemek zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Odanı temizlemek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Odamı temizlemek zorunda değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Odayı temizlemek için benim sıramdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çatıdaki karı temizlemek zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch

Çatıdan kar temizlemek zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yeri temizlemek bir kâbus olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Aklını şüphelerden temizlemek için çok çabaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Parkı temizlemek için tüm komşular birleşti.
Translate from Türkisch to Englisch

Garajı temizlemek için onun yardım etmesini istediğimi az önce Tom'a söyledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ebeveynlerim gelmeden önce evi temizlemek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Boru temizleyicileri boruları temizlemek için kullanılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Odayı temizlemek zorundalar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bacayı temizlemek için çatıya tırmandılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm plajı temizlemek zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçeyi temizlemek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu pisliği temizlemek zorunda olan kişi benim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom odasını temizlemek için söz verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Evi temizlemek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom oturma odasını temizlemek için söz verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Okula gitmeden önce odamı temizlemek için yeterli zamanım olduğundan emin değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Seni sonra temizlemek zor!
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un odasını temizlemek için ona yardım etmeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Garajı temizlemek çok zaman almamalı.
Translate from Türkisch to Englisch

"Odan düzenli olduğunda eşyanı bulmak daha kolay değil mi?" "Umurumda değil. Odamı temizlemek istemiyorum."
Translate from Türkisch to Englisch

Dairemi temizlemek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Odayı temizlemek zorunda mıyım?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom odasını temizlemek zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu temizlemek zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch

Dişlerimi temizlemek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kümesi temizlemek gereklidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben odamı temizlemek niyetindeyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Odamı temizlemek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün evi temizlemek için zamanımız yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem eve dönmeden önce oturma odasını temizlemek zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi yapmak istediğim son şey banyoyu temizlemek.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu temizlemek zorundayım.

Mutfak zeminini temizlemek için daha fazla zaman harcamak istemedim.

Sınıflarını temizlemek öğrencilerin görevidir.

Köpek pisliği temizlemek istemiyorum.

Bütün şu pisliği temizlemek için birlikte çalışacağız.

Ben halıyı temizlemek için bir şey arıyorum.

Ebeveynlerim dönmeden önce evi temizlemek istiyorum.

Farelerin de bir işlevi var. Onlar boruları temizlemek için yardım ederler.

Camımdaki karı temizlemek için cam sileceğimi kullandım.

Ebeveynler dönmeden önce evimi temizlemek istiyorum.

Michael evde olduğu zaman onun işi pencereleri temizlemek.

Tom'un Mary gelmeden önce odayı temizlemek için çok zamanı yoktu.

Kim bu pisliği yapmaktan sorumluysa onu temizlemek zorunda kalacak.

Mary'nin kıçını temizlemek için bir rulo tuvalet kağıdına ihtiyacı var.

Bunu temizlemek bir sürü zaman, kan, ter ve göz yaşı aldı.

Topraktaki, havadaki ve sudaki radyasyonu temizlemek 23.yüzyılda mümkün oldu.

Eugenia yüzü temizlemek ve cildi korumak için en sevdiği yağları bizimle paylaştı.

Onların işi bahçeyi temizlemek.

Bu binanın pencerelerini temizlemek tehlikelidir.

Gerçekten odamı temizlemek istemiyorum.

Ben ekipmanı temizlemek zorundayım, onu ortalıktan kaldır.

Havayı temizlemek için bu şansa sahip olduğumuz için sevindim.

Onu temizlemek birkaç saatimi aldı.

Annem ve babam gelmeden önce evi temizlemek istiyorum.

Yarın evi temizlemek zorundayım.

Karı çatıdan kürekle temizlemek zorunda kalacağız.

Gelecek yıl bütün plajı temizlemek zorundayız.

Neden odanı temizlemek istemiyorsun?

Bugün garajı temizlemek için hiç zaman ayırmadım.

Biz temizlemek zorundayız.

Şehrimizi temizlemek istiyoruz.

Bu pisliği temizlemek zorundayız.

Avrupalılar iblislerin kıtasını temizlemek için bir cinci hoca tuttu.

Tom masasını temizlemek için tam zamanında ofise gitmek istedi.

Ne kadar çok şeyim varsa o kadar çok şey temizlemek zorunda kalacağım.

Bu karmaşayı temizlemek sonsuza kadar sürecektir.

Dilinizi temizlemek için bir dil kazıyıcı kullanabilirsiniz.

Köpek pisliğini temizlemek istemiyorum.

O zindanı temizlemek Tom'un üç saatini aldı.

Bu evi temizlemek için vaktim yok.

Bugün evimi temizlemek zorundayım.

Mutfağı temizlemek umurumda değil.

Sami bu pisliği temizlemek zorunda.

O evi temizlemek zorunda.

Evimi temizlemek zorundayım.

Evimi temizlemek üç saatimi aldı.

Adamın bıraktığı çöpleri temizlemek en az yüz yıl sürer.

Adamın bıraktığı çöpleri temizlemek en az yüz yıl alır.

Evi temizlemek için ihtiyacım olandan daha fazla zaman harcamak istemiyorum.

Köpek boku temizlemek istemiyorum.

Beyaz halıları temizlemek çok zor.

Balık temizlemek pek çok insanın içini kaldırabilir.

Paspas yeri temizlemek için kullanılır.

Bütün yollardaki karları temizlemek mümkün değil.

Temizlemek istiyorum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch