Lernen Sie, wie man temsil in einem Türkisch Satz verwendet. Über 57 handverlesene Beispiele.
"X" sembolü genellikle matematikte bilinmeyen sayıyı temsil etmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
John yüzme yarışmasında sınıfını temsil etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Modern kahramanlar rock yıldızları tarafından temsil edilmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu figürün Marilyn Monroe'yu temsil ettiği varsayılır, ama onun adaletini temsil ettiğini sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir romanın varlığının tek nedeni hayatı temsil etmek için girişimde bulunmasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin barışı temsil eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir baba ve oğul iki kuşağı temsil eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Konferans sırasında şirketimizi temsil etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yetenek ajansı aktörleri temsil eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Toplantıda kendi sınıfını temsil etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary yarışmada takımını temsil etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi Tom'u temsil ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hem özgürlüğü hem de adaleti temsil ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin kim olduğunu ve kimi temsil ettiğini biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir Amerikan firmasını temsil ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Joey aileyi temsil ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu neyi temsil ediyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Haritadaki büyük çizgiler yolları temsil ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu figürün Marilyn Monroe'yu temsil etmesi gerekiyor ama onun adaletini temsil ettiğini sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağustosböceği antik çağlardan beri ilgisizliği temsil etmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz demokrasiyi temsil ediyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz özgürlüğü temsil ediyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Anne ve kız iki kuşağı temsil etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi şirketi temsil ediyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi onları ben temsil ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi onu ben temsil ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi firmayı temsil ediyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Haritadaki kırmızı hat bir demiryolunu temsil ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben ülkemi temsil ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
O bizi yıllardır Kongre'de temsil ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanığı kim temsil ediyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Onun besteleri rönesans müziğinin son yankısını temsil etmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Heykeltraş işin gökyüzüne açılan bir pencereyi temsil ettiğini söyledi, ama bana mantıksız eğri böğrü bir metal parçası gibi göründü.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaklaşık otuz ülke temsil edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
"Siyah" sözcüğü zamanın azınlıklarının çoğunu temsil etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Haritada mavi çizgiler nehirleri temsil ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Harita üzerindeki kırmızı çizgiler demiryolu hatlarını temsil eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Japon bayrağı merkezde güneşi temsil eden kırmızı bir daire bulunan beyaz bir dikdörtgendir.
Translate from Türkisch to Englisch
Üst yönetimi kim temsil ediyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Yönetici kadroyu kim temsil ediyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Başkan Yardımcısı ülkesini uluslararası konferansta temsil etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yunanlılar virgülü icat ettiler, edebiyatları için değil, oyuncuları için, onları yaklaşan uzun bir cümleye hazırlamak için derin bir nefes almaya ikna etmek; bu nedenle virgül, duraklama noktasını temsil eder.
Oğlan için babası otoriteyi temsil etti.
Biz insanları temsil ediyoruz.
Temsil edilmiyoruz.
Böyle bir durumda Kosova'nın temsil düzeyi ne olur?
Pekin'de Sırbistan'ı doksan bir sporcu temsil edecek.
Sırp Cumhuriyeti eşit temsil hakkını ihlal etti mi?
İslamî sembolizmde zeytin Tanrı'nın mutlak birliğini, incir ise çokluk içindeki birliğini temsil eder.
İnsan Tatoeba'da dilin argo bölümü de hak ettiği biçimde temsil edilebilsin diye cümle eklerken kendini prostat muayenesi yapan doktor gibi hissediyor. Dıştan yüzeysel bakan biri bunu çirkin hatta sapkınlık olarak görebilir ama neticede meseleye bütüncül bir açıdan yaklaşınca bu bir gereklilik. Argo da gerçek hayatın bir parçası ve belli ölçüde yansıtılması önemli.
Konferansta üniversitemi temsil ettim.
Tom bizi uzun yıllar Kongre'de temsil etti.
Kendilerini havaya uçurmadan önce Allahu Ekber diye bağırıp duran insanlar gerçek İslam'ı temsil etmez.
Avrupa Komisyonu, yurt dışında AB'yi temsil eder.
Büyükelçi ülkesini öteki ülkelerde temsil etmekle yükümlüdür.
Zamanla Lahanacılar Anadolu halkını, Bamyacılar ise sarayı temsil etmişlerdir.
52 ülkeden 30 haber ajansı ve 80 medya kuruluşunu temsil eden 140 konuğumuz var.