Lernen Sie, wie man tepeden in einem Türkisch Satz verwendet. Über 64 handverlesene Beispiele.
Tepeden görülen yükselen güneş güzeldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşça kendinden küçük olanlara tepeden bakar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona tepeden bakmamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Nick kırsal alandan gelen birine tepeden bakıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, asla diğerlerine tepeden bakmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
O, fakir insanlara asla tepeden bakmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazen zengin insanlar çok parası olmayan diğer insanlara tepeden bakarlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun siyahi insanlara tepeden bakma alışkanlığı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
O tepeden tırnağa ıslandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz tepeden aşağı koştuk.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tepeden aşağı gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar ona tepeden baktılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm oğlanlar tepeden baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
O onunla tepeden aşağıya doğru yarıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz ona her zaman tepeden baktık.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklar tepeden aşağıya koştular.
Translate from Türkisch to Englisch
Yoksul insanlara tepeden bakma.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bisikleti ile tepeden indi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tepeden tırnağa sırılsıklam olmuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklar tepeden aşağıya yuvarlandılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tepeden tırnağa ona baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Diğer insanlara tepeden bakmamalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tepeden güzel manzaraya hayran kaldılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tepeden tırnağa çamurla kaplıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tepeden bütün şehri görebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece fakir olduğu için ona tepeden bakma.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek çocukları küçük kız kardeşlerine tepeden bakma eğilimindedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Modern savaş sanatı dövüşçüler gibi etkili olmak için tepeden tırnağa silahlandırılacak askerleri muhakkak gerektirmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tepeden indi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gümrük görevlileri Tom'u tepeden tırnağa aradılar.
Translate from Türkisch to Englisch
O tepeden çok iyi bir manzara var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary her ikisi de tepeden bakıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O başka herkese tepeden bakıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tepeden aşağı koştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tepeden tırnağa her şeyi değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tepeden tırnağa silahlı bir takım polis memurlarıyla karşılaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu binanın tepeden tırnağa aranmasını istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O beni tepeden tırnağa kadar gözden geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaya tepeden aşağı yuvarlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tepeden tırnağa silahlı.
Translate from Türkisch to Englisch
O tepeden tırnağa silahlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece evsiz olduğu için bir insana tepeden bakmamalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tepeden denizin güzel bir manzarasına sahip olabiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona tepeden bakıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O adamlar tepeden tırnağa silahlıydılar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tepeden tırnağa silahlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
O adamlar tepeden tırnağa silahlılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kadınlara tepeden bakıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar tepeden doğal görünüme hayran oldu.
Tom tepeden aşağıya doğru Mary ile yarıştı.
Araba korkuluğa çarptı ve tepeden aşağıya yuvarlandı.
Bir insana fakir olduğu için tepeden bakmamalısın.
Bir tepeden inmek ona tırmanmaktan daha kolaydır.
Bir insana sadece fakir olduğu için tepeden bakmamalısın.
Tepeden tırnağa kadar kırmızı giyinmiştim.
Tepeden aşağıya doğru koştum.
Onlar tepeden tırnağa silahlılar.
Tom tepeden iniyordu.
Tepeden tırnağa tam bir beyefendiydi.
Kadınlara tepeden bakıyor.
Sacha Baron Cohen'in parodileri salakça stereotipler ve tepeden bakan Yahudi imalarıyla dolu olsa da salt mizahi açıdan yine de hoşuma gidiyor.
Manzara en iyi tepeden seyredilir.
Kalman tepeden gelen ayak seslerini duydu.
Yaşlı insanlara tepeden bakmamalısın.