Lernen Sie, wie man tesadüf in einem Türkisch Satz verwendet. Über 83 handverlesene Beispiele.
Tom bunun bir tesadüf olduğunu sanmıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım o sadece bir tesadüf.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten bir tesadüf olup olmadığını merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne tesadüf!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir tesadüf.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunun sadece bir tesadüf olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tesadüf olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece bir tesadüf olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir tesadüf değil.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir tesadüf değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yoksulluk tesadüf değildir. Kölelik ve apartheid gibi insan ürünüdür ve insan etkinlikleriyle ortadan kaldırılabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar da hoş bir tesadüf!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, tesadüf olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu da mı tesadüf?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, ilginç bir tesadüf.
Translate from Türkisch to Englisch
Talihsiz bir tesadüf gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir tesadüf mü?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir tesadüf olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun bir tesadüf olduğunu sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O tamamen bir tesadüf.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tesadüf olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bunun bir tesadüf olduğuna eminim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun bir tesadüf olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun sadece bir tesadüf olduğundan şüpheliyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben onun bir tesadüf olduğunu düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sadece bir tesadüf olamazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir tesadüf olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir tesadüf olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne şaşırtıcı bir tesadüf!
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun sadece bir tesadüf olduğunu mu düşünüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu muhtemelen sadece bir tesadüf.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun bir tesadüf olduğuna inanmak zor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çok büyük bir tesadüf.
Translate from Türkisch to Englisch
O sadece bir tesadüf olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sadece bir tesadüf olmayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu senin işin mi yoksa sadece bir tesadüf mü?
Translate from Türkisch to Englisch
O şaşırtıcı bir tesadüf değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O bir tesadüf müydü?
Translate from Türkisch to Englisch
O bir tesadüf mü?
Translate from Türkisch to Englisch
O bir tesadüf değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım bu bir tesadüf.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun sadece bir tesadüf olduğunu varsayıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kötü tesadüf!
Translate from Türkisch to Englisch
Ne garip bir tesadüf!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sadece bir tesadüf olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary'nin aynı zamanda kafeteryada olması tesadüf değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun bir tesadüf olduğundan eminim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir tesadüf değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
O sadece bir tesadüf mü?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sadece bir tesadüf müdür?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sadece bir tesadüf değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tesadüf olmayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gerçekten tesadüf olabilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Aniden hayatımdaki her şeyin bir tesadüf olmadığını fark ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir tesadüf olmalı.
Tesadüf olarak, onu tanıyorum.
Tesadüf diye bir şey yoktur.
Bak, ne inanılmaz bir tesadüf, Tom'un benimle aynı parmak izi var!
Bak, ne inanılmaz bir tesadüf! Tom benimle aynı parmak izlerine sahip.
Biz garip bir tesadüf sayesinde tekrar karşılaştık.
Bu ilginç bir tesadüf.
Bence bu sadece bir tesadüf.
Seninle burada karşılaşmak ne tesadüf!
Bunun çok tuhaf bir tesadüf olduğunu düşünmüyor musun?
Sadece tesadüf eseri Tom'u tanıyorum.
O olası olmayan bir tesadüf.
Sence o sadece bir tesadüf mü?
Tom bunun tesadüf olmadığını söylüyor.
Bazen tesadüf öyle yollar gider ki, oraya niyet ulaşamaz.
Bu bir tesadüf olmayabilir.
Tom onun tesadüf olmadığını söyledi.
Buna tesadüf derim.
Bu sabah trende ona tesadüf ettim.
Tesadüf yok!
Sence bu bir tesadüf mü?
Bu tesadüf değil, tevafuk.
Tom'u tanımam tesadüf eseri.
Başarı da başarısızlık da tesadüf değildir.
Bu ne tesadüf!
Bu bir tesadüf de olabilir.
Ne aptalca bir tesadüf!
Ne harika bir tesadüf!
Hiçbir şey tesadüf değildir.