Lernen Sie, wie man teselli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 48 handverlesene Beispiele.
O, onu teselli etmeye çalıştı, ama o ağlamaya devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz birbirimizi teselli ettik.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu teselli edebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
O, onu teselli etmeye çalıştı fakat o ağlamaya devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'yi teselli ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu en sevdiği yemekle teselli ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanamadım ama en azından bir teselli ödülü aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi teselli etmeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşım düşük yaptı ve onu nasıl teselli edeceğimi bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu teselli etmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'yi teselli etmeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar belli etmemeye çalışsam da üzüldüğümü fark ediyor ve beni teselli etmeye uğraşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim onu teselli edecek?
Translate from Türkisch to Englisch
Kim beni teselli edecek?
Translate from Türkisch to Englisch
Markku Liisa'yı teselli etmek istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi teselli etmek istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen hiç arkadaşını teselli ettin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı insanlar kendine zarar vermeyi teselli edici buluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne teselli edebileceğimi ne de yardım edebileceğimi biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen sadece kendini bir fantezi ile teselli ediyorsun!
Translate from Türkisch to Englisch
Onu teselli etmemi istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Üzgün olduğumda beni teselli ettiğin için sana teşekkür ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onları teselli et.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu teselli et.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary annesini teselli etmeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben Mary'yi teselli ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sadece bir teselli ilacı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar birbirlerini teselli edemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O onu teselli etmeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
O ona "yarın asılacaksın" dedi. Bunu duymak kesinlikle onu teselli etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben onu telefonda teselli etmek zorunda kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun sözleriyle teselli buluyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Asla bir şey sormayan insanlar, en iyi teselli edicilerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Anneyi çocukları teselli etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un teselli ediciye ihtiyacı yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Luisa gözyaşlarına boğulduğunda, yalnızca onun en iyi arkadaşı onu teselli etmek için yaklaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary arkadaşını teselli etmeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
O biraz teselli edici.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary John'u teselli ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin ağladığını gördü ve onu teselli etmeye gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Annesi onu teselli etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom elinden gelenin en iyisini yaparak Mary'yi teselli etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu teselli etmeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
O öldüğünden beri, o teselli edilemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom beni teselli etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Alex arkadaşının sözleriyle teselli buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Lukas, Rima'yı teselli ediyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ebru, Ali'yi teselli etmeye çalıştı.