Lernen Sie, wie man tilki in einem Türkisch Satz verwendet. Über 57 handverlesene Beispiele.
Naif bir tilki yoktur. Aynı şekilde, hatasız bir adam diye bir şey de yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üzerine atlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O siyasetçi eski bir tilki.
Translate from Türkisch to Englisch
Hızlı kahverengi tilki tembel kahverengi köpeğin üstüne atladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz bir tilki yakalamak için bir tuzak kurduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Tavuğu o tilki öldürmüş olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tilki derisini kaybeder ama hilekarlığını değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tilki birlikte geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tilki vahşi bir hayvandır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tilki oyuk bir ağaçta saklandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapanda bir tilki yakalandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Avcı bir tilki vurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
İki tilki yakaladık.
Translate from Türkisch to Englisch
Tavuklar bir tilki tarafından öldürüldüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzun uzun zaman önce, bir maymun, bir tilki ve bir tavşan birlikte mutlu şekilde yaşadılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tilki görüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tilki görüyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tilki aynı tuzakta iki kez yakalanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tundrada birçok arktik tilki var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tilki ve ayı birlikte yaşadılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Az önce yolda koşan bir tilki gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir kurt, bir tilki ve bir tavşan gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Karga ve tilki La Fontaine'in en ünlü masallarından biridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üstünden atlamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mavi tilki, hayvanat bahçesindedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar tuzaklarla tilki yakaladılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tilki ne der?
Translate from Türkisch to Englisch
Tilki birkaç saniye sonra kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch
"Biz kazanç için çalışmıyoruz" diye yanıtladı tilki. "Biz sadece başkalarını zenginleştirmek için çalışıyoruz."
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece yarım mil gitmişti ki topal bir Tilki ve kör bir Kedi ile karşılaştı, iki iyi dost gibi birlikte yürüyorlardı. Topal Tilki Kedi'ye yaslanmıştı ve kör Kedi'de Tilki'nin ona yol göstermesine izin veriyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hızlı kahverengi tilki, tembel bir köpeğin üzerinden atlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocukluğumda en sevdiğim masallardan biri, yaramaz bir tilki ruhunun hikayesiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir tilki mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tilki bir tavuk yiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dikkat! Tilki, tavuk kümesinin etrafında dolaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tilki ve ayı birlikte yaşadılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tilki eve gizlice yaklaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kurtla tilki arasındaki farkı bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağının arkasına bir tilki dövmesi yaptırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un üzerinde tilki resmi olan bir sırt çantası var.
Translate from Türkisch to Englisch
Gammaz olmasa tilki pazarda gezer.
Translate from Türkisch to Englisch
Tilki ne diyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Aç tilki geyiğe imrendi: O kendine yiyecek otu her yerde bulabiliyor ve her daim karnı tıka basa dolu geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç tilki yakaladık.
Bu dağda birkaç tilki yaşadığını biliyor muydun?
Bu dağda yaşayan birkaç tilki olduğunu biliyor muydunuz?
Bu dağda yaşayan birkaç tilki olduğunu biliyor muydun?
Kafamda kırk tilki dolaşıyordu.
Bu civarda sık sık tilki görüyoruz.
Tilki kümesi iyi tanıyor diye bekçi yapılmaz.
Tilki kendi derisini değiştirir ama karakterini değiştirmez.
Tilki görüyor musun?
Tilki gibi kurnazdır o.
Anne tilki, oğlan tilkinin dönüşünü heyecanla beklerken endişeliydi. Çocuk döndüğünde onu sıcak göğsüne çekti ve o kadar mutlu oldu ki ağlamak istedi.
Ali tilki gibi kurnaz biri.
Bak! Yavrularıyla birlikte bir tilki!
Bir varmış bir yokmuş, kurnaz bir tilki varmış.