Lernen Sie, wie man toplumsal in einem Türkisch Satz verwendet. Über 27 handverlesene Beispiele.
Toplumsal düzen doğadan gelmez. Gelenekler üzerine kurulmuştur.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok türküler toplumsal problemler hakkındaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Toplumsal etkinliklere katılır mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Lyusya toplumsal-gerçekçi romanları çok sever. Onlar çok iyimser.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada toplumsal olayların yüzde 90’ına müdahale etmiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
"Geçmişi ve geleceği bırak, gününü yaşa", "nasıl hissediyorsan öyle davran", "başkaları için değil kendin için yaşa", "sen de herkes kadar değerlisin, düşüncelerin ve duyguların da onlar kadar değerlidir" gibi aslında hiç de yanlış olmayan felsefi yargılar, köşe yazarlarının ve sunucuların elinde ve dilinde, toplumsal geleneklere, göreneklere, kültüre ve dile aykırı bireysel davranışların, nezaketsizliklerin, terbiyesizliklerin ve kültürsüzlüklerin yani "öğrenilmiş cehaletin" gerekçeleri olmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun toplumsal yararı ne?
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanları parmakla göstermek toplumsal açıdan kabul edilebilir bir şey değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Toplumsal huzursuzluğu yok etmek önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Film gerçek toplumsal sorunları göz önünde bulunduruyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Toplumsal değerler nesilden nesile değişir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sadece benim toplumsal yükümlülüklerimi yerine getirmek için partiye gittim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün hakkında düşünülecek birçok toplumsal sorunlarımız vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok sporcu toplumsal bir hayatı bırakır, bu nedenle performans hedeflerine ulaşabilirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Faşizm her ne pahasına olursa olsun ortadan kaldırılacak toplumsal bir patolojidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Toplumsal tutumlar genellikle nesilleri değişime götürür.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayrımcılık, toplumsal bir gerçektir, bir his değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Toplumsal cinsiyet kimliği bozukluğunun geçerliliği siyasette son derece tartışmalı bir hal almıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun davranışı henüz toplumsal olarak kabul edilebilir değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu araştırmanın toplumsal sonuçları muhtemelen çok geniş kapsamlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yanlış bir toplumsal gözlemdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu toplumsal bir problemdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yanda modern sanayi ile bilim arasındaki bu karşıtlık, diğer yanda modern sefalet ve çürüme arasındaki bu karşıtlık, üretici güçler ile çağımızın toplumsal ilişkileri arasındaki bu karşıtlık elle tutulur, ezici ve tartışılmaz bir gerçektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün bu karmaşayı hafifletmek için akademisyenler biyolojik bir kategori olan cinsiyetle kültürel bir kategori olan toplumsal cinsiyeti ayırırlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Son 20 yılda birçok toplumsal değişime tanık olduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünyada hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı siyasi ve toplumsal bir yükü tereddüt etmeden sırtlandık.
Translate from Türkisch to Englisch
Ataların hangi toplumsal sınıfa aitti?
Translate from Türkisch to Englisch