Lernen Sie, wie man toprağa in einem Türkisch Satz verwendet. Über 26 handverlesene Beispiele.
Yapraklar toprağa düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
O, memleketinde toprağa verildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Rachel iki gün sonra toprağa verildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurtlar bazen toprağa yararlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Küllerimi savur toprağa olur mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Havaya toprağa isyan etmişim.
Translate from Türkisch to Englisch
Prens John eksiksiz bir törenle toprağa verildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Petrichor - kuru toprağa yağmur düştüğünde dünyevi koku; yağmurdan sonra toprak kokusu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bir gözü toprağa bakıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi büyümek için, bu bitkilerin çok fazla nem içermeyen toprağa ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tek oğlunu toprağa verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dün toprağa verildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom pazartesi günü toprağa verildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şimdi toprağa girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary bu şehirde toprağa verildi.
Translate from Türkisch to Englisch
"Bugün sütçü toprağa verildi. Orada birçok insan vardı, çünkü köydeki herkes onu tanıyordu." "Ah, Linschoten'da bir sütçü mü vardı?" "Şey, hayır, artık değil!"
Translate from Türkisch to Englisch
Sabah, Vasilissa toprağa derin bir çukur kazdı ve kafatasını gömdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kökler ağacı toprağa bağlarlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yer domuzunun güçlü bacakları ve keskin pençeleri var böylece yüksek hızda toprağa tünel kazabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Topraktan gelen her şey toprağa döner ve sudan gelen her şey denize döner.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu toprağa sahibim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami ölü bulundu, Kahire'deki kendi evinde toprağa verildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom küçük bir mezarlıkta toprağa verildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Toprak sana diken ve çalı verecek, yaban otu yiyeceksin. Yaratılmış olduğun toprağa dönünceye dek ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın. Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın ve yine toprağa döneceksin.
Translate from Türkisch to Englisch
Korsanlar hazineleri toprağa gömdüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'nin gözü toprağa bakıyor.
Translate from Türkisch to Englisch