Lernen Sie, wie man tost in einem Türkisch Satz verwendet. Über 49 handverlesene Beispiele.
Pekala, ben sadece tost ve kahve alacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
O açlıktan öldüğü için bir parça tost yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahları kızarmış tost severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben her zaman kahvaltıda kahve ve tost alırım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom 6:30'da yataktan kalktı, mutfağa gitti ve tost makinesine iki dilim ekmek koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben tost makinesini tamir etmek zorunda kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tost makinesini tekrar bozdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahleyin sadece tost ve kahve alırım.
Translate from Türkisch to Englisch
İki dilim tost ve bir fincan çay istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tost makinesinin bir yıl garantisi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tost makinem var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tost makinesinin fişini çekti ve onu bir kutuya koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir tost için şarap bardağını kaldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un tost makinesinin fişini zaten çektiğini düşünüyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kahvaltıda tost yedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer istersen, biraz tost yapabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tost soğuk.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary'ye bir tost yapmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tost yemektense bir sandviç yemeyi tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kahvaltı için iki tane tost ve üç yumurta yedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yapıyorsan biraz tost istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
İstersen biraz tost yapabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tost makinesinin arkasında yarısı yenmiş bir elma buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir parça tost yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir parça tost yedi ve bir fincan kahve içti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün istediğim bir fincan kahve ve bir parça tost.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabah sadece bir parça tost ve bir fincan kahve aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugünkü kahvaltım: peynirli tost üzerine sahanda yumurta.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim Fransız usulü tost istiyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Onu tost dilimleri üzerine yayın ve üstüne biraz çam fıstığı serpin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tost yapmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tost yapmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana birkaç dilim tost ve bir bardak süt verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir tost makinesi, bir kahve makinesi, bir yumurta pişirici ve bir el mikseri satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar onun cenaze töreninde bir tost yaptılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğum gününde bir tost önermek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben kahve, tost ve jöle istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tost makinesine birkaç dilim ekmek koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Menüye baktım ve ne hizmet sunduklarını tahmin edemezsin: Fransız usulü tost.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tost yapmak zorunda kalacaksınız, ancak bu sadece bir formalitedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bardaklarımızı bir tost için kaldıralım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tost daha yapalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tost yanmış görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Mütevazı bir kahvaltı tost, kahve ve bir yumurta yedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem genellikle kahvaltı için tost yiyor ve bir bardak süt içiyor.
Dün sabah kahvaltıda tost yedin mi?
Ali tost ekmeği aldı.
Tost kömüre dönmüş.
Aa, tost kömür gibi yanmış.