Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "trafik"

Lernen Sie, wie man trafik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Trafik kurallarına uymalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik kurallarına riayet etmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik kazalarına karşı önlem almamız gerek.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir trafik sıkışıklığı yakalanmazsak, sanırım zamanında orada olacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik sıkışıklığına yakalanmazsak, sanırım onu zamanında yapacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, bir trafik sıkışıklığı nedeniyle toplantıya geç kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik sıkışıklığı toplantıya geç kalmama neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

O çocuk, trafik kazasında hayatını kaybetmemiş olsaydı, şimdi bir üniversite öğrencisi olacaktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün evin önünde bir trafik kazası vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik kazası treni yakalamamı engelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaza trafik karışıklığına neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok trafik yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik olduğundan dolayı toplantıya geç kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

O caddede çok trafik var.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz daha erken çıksalar, trafik sıkışıklığını atlatırlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Kırmızı trafik ışığı "dur" gösterir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir trafik kazasında öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer araba sayısı artarsa, trafik de artar.
Translate from Türkisch to Englisch

Yol taşıdığı trafik miktarı için yetersizdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik sıkışıklığı nedeniyle otobüs geç kalmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik sıkışıklığını nasıl aşacağımızı biliyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir trafik kanunu ihlal ettiği için bir trafik cezası aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik kurallarına uymak çok önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir araba kazası vardı ve trafik bir inç kımıldamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ana karayolu üzerinde trafik kazası oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik kazası, genç adamı görme yeteneğinden mahrum etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik kazalarında ölen insan sayısı şaşırtıcıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir trafik kazasında bacağımı kırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir trafik kazası onu sol elini kullanmaktan mahrum etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik kazalarından bahsedecek olursak, geçen yıl bir tane gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir trafik kazasına karıştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun zamanında buraya gelmesinin ertelenmesi bir trafik kazası yüzündendir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir trafik kazası, bize bir sürü soruna neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik kazası nedeniyle toplantıyı ertelemek zorunda kaldık.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik kazaları olmadan bir gün geçmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir trafik kazasının sonucu olarak birçok kişi öldürüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik kazalarının sayısı artmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik kazasının nedeni polis tarafından rapor edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik kazalarının sayısı giderek artmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik kazalarının sayısında artış var gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz trafik kazalarını önlemek için gerekli önlemleri almamız gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch

Orada bir trafik kazası oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik kazalarının yağışlı günlerde meydana gelmesi olasıdır.

Trafik kazaları her geçen yıl artıyor.

Trafik sıkışıklığı bir saat sürdü.

Trafik çok yoğundu. Arabalar tampon tampona dizilmişti.

Ben bir trafik sıkışıklığına yakalandım.

Biz yoğun trafik tarafından geciktirildik.

Tom bir trafik kazasından dolayı düğününü erteledi.

Tom bir trafik kazasında fena halde yaralandı.

Tom Boston'da bir trafik kazasına karıştıktan sonra sarhoşken araba sürmekten suçlandı.

Tom'un oğlu geçen kış bir trafik kazasında öldürüldü.

Tom üniversiteden mezun olduktan sonra 10 saat içinde bir trafik kazasında hayatını kaybetti.

Tom bir trafik kazasında yaralandı.

Hayatını bir trafik kazasında kaybetti.

Tom saatlerce bir trafik sıkışıklığında sıkıştı.

Tom, bir trafik kazasında hayatını kaybetti.

Tom, bir trafik kazasında yaralandı.

Tom bir trafik sıkışıklığında geciktirildi.

Tom bir trafik sıkışıklığında saplanıp kaldı.

Tom bir trafik sıkışıklığında yakalandı.

Tom Mary'ye beş yaşındayken karıştığı trafik kazası hakkında soru sordu.

Polis Tom'a dikkatsiz sürüşü için trafik cezası kesti.

Dick, bir trafik kazası geçirdi.

Jimmy bir trafik kazasında yaralandı.

Ben bir trafik cezası aldım.

Bir trafik kazasında ayağım kırıldı.

Trafik burada çok yoğundur.

O bir trafik kazası geçirdi.

Çok fazla trafik var mıydı?

Trafik kurallarına uymayan sürücüyü polis cezalandırdı.

Bir trafik sıkışıklığı tarafından geciktirildim.

Trafik ışığı yeşil yandı.

Trafik kazaları her gün olur.

Bu caddede trafik yoğundur.

Trafik ışıklarının hepsi kırmızıydı.

O, trafik kazasında öldü.

Trafik kazası nasıl oldu?

Trafik kazalarında birçok insan ölür.

Dick bir trafik kazasına karıştı.

Trafik bir heyelan tarafından engellendi.

O, trafik kazasında yaralandı.

Karayolu üzerinde bir trafik sıkışıklığı var.

Biz bir trafik kazasına karıştık.

Trafik buralarda yoğundur.

Trafik kazaları her yıl çoğalıyor.

Trafik ışığı kırmızıya döndü.

Trafik ışıkları her zaman çalışır.

Tüm trafik yasalarına uymalısınız.

Trafik arap saçına dönmüştü.

Kaza trafik sıkışıklığına neden oldu.

Şehir merkezinde trafik sıkışıklığı var.

Bu yolda yoğun bir trafik var.

Bütün büyük şehirlerin trafik sorunu var.

Bir trafik kazasında yaralandı.

Amcam trafik kazasına karıştı.

Dayım trafik kazasına karıştı.

Bir trafik kazasına karıştı.

Trafik kazasında yaralandım.

Trafik çok yoğun değilse zamanında gidebilmemiz lâzım.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch