Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "treni"

Lernen Sie, wie man treni in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Az daha treni kaçırıyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Treni kaçırmış olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bill çok erken kalktı ve ilk treni yakaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Acele et, yoksa son treni kaçıracaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un treni beş dakika önce ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzgünüm, treni kaçırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Acele et, yoksa treni kaçıracaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Treni kaçıracaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Derhal istasyona hareket etmezsen, treni kaçıracaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom treni kaçırmayacağını umarak elinden geldiği kadar hızlı koştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sadece birkaç dakika ile treni kaçırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik kazası treni yakalamamı engelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Neredeyse treni kaçırıyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben biraz daha erken çıksaydım, son treni yakalardım.
Translate from Türkisch to Englisch

İstasyona vardığımda, benim treni gitmiş buldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Acele et, ve treni yakalayabileceksin.
Translate from Türkisch to Englisch

Acele et, ve treni yakalayacaksınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Son treni kaçırdığımızı farz et, ne yapmalıyız?
Translate from Türkisch to Englisch

O, treni kaçırmamak için hızla istasyona gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, son treni kaçırmayı hak etti, oh olsun.
Translate from Türkisch to Englisch

İstasyona aceleyle gittik, ama treni kaçırdık.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben treni yakalamak için gerçekten koşmak zorunda kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben ilk treni yakalayabilmek amacıyla her zamankinden daha erken kalktım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben ilk treni yakalamak için erken kalktım.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ilk treni kaçırabileceği korkusuyla sabah erkenden evden çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom treni kaçırmış olabilir, henüz gelmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Metro treni yolunu sarsarken Tom güzel güzel uyudu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir treni kullanmak için yeterli deneyime sahip değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kıl payı treni kaçırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir çikolata satın almak için dursaydı, Tom treni kaçırmış olacaktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom treni yakalamak için koştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün, o, Sapparo'ya giden treni kaçırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Posta treni yangında postasının çoğunu kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sadece bir dakika ile treni kaçırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Hızlı koşarsan, treni yakalarsın.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece treni az önce gitmiş bulmak için istasyona gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen Cuma son treni kaçırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bill ilk treni yakalamak için erken kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bill ilk treni yakalayabilsin diye erkenden kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bob son treni kaçırdı ve bir taksiye binmek zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Jiro treni kaçırmış gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ilk treni yakalamak için yeterince erken kalkmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar treni kaçırdılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Son treni kaçırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

O son treni kaçırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom son treni kaçırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Treni kaçırırsam, otobüse bineceğim.

Ben o treni yakalamak zorundayım.

Londra treni bu mudur?

İlk treni yakalamalıyım.

O, treni kaçırmış olabilir.

New York treni bu mudur?

New York treni budur.

Bir dakika ile treni kaçırdım.

Onlar treni kaçırmış olabilirler.

O, bir dakikayla treni kaçırdı.

Treni kaçırmamak için sabah evden erken ayrıldı.

İlk treni yakalamak için acele ettim.

O, treni kaçırmamak için aceleyle istasyona gitti.

Son treni kaçırdım, bu yüzden eve kadar bütün yolu yürümek zorunda kaldım.

Treni kaçırdım.

İlk treni yakaladın mı?

Onun treni geçerken, onlar tezahürat yaptı.

Son treni kaçırmış olabilir.

Bir dakika ile treni kaçırdı.

Son treni yakalamayı başardım.

İki dakika ile treni kaçırdım.

Onun treni Tokyo istasyonuna vardı.

Treni yakalamak için acelesi var.

Her zamanki treni kaçırmış olmalı.

Bir dakika ile son treni kaçırdı.

Otuz saniye ile treni kaçırdım.

Treni kaçırabileceğini düşünüyorum.

Treni kaçırırsak, otobüsle gideriz.

Treni yakalamak için koşabildiğim kadar hızlı koştum.

Onun treni sabah beşte varır.

Treni kaçırmamak için acele ettim.

Çok geç geldim ve treni kaçırdım.

Treni kaçırmamak için acele etti.

İki yolcu treni Şangay'da çarpıştı.

Acele etmezsen, treni kaçırırsın.

Treni yakalayacak kadar hızlı koşmadı.

Londra treni hangi platformdan kalkar?

Treni yakalamak için yeterince hızlı koşmadı.

Treni kaçırabileceğinden endişeliydi.

Yoğun kar treni birkaç saat geciktirdi.

İlk treni yakalamak için yeterince erken kalktım.

Treni kaçırmayayım diye evden erken çıktım.

Cambridge treni 5. platformdan kalkmaktadır.

Bu sabah genellikle bindiğim treni kaçırdım.

Babam treni beklememiz konusunda ısrar etti.

Ray, metal ya da tahtadan yapılmış ince ve uzun bir şeydir. Örneğin, trenler ray üzerinde gider, bu yüzden ona demir yolu treni diyoruz.

Koşabildiğim kadar hızlı koştum ama treni kaçırdım.

Treni kaçırmaktan korkuyoruz.

9.35 treni Bambury'de durur.

Tom treni tam perondan ayrılıyorken istasyona geldi.

Tom'un treni henüz gelmedi.

Treni durdurun.

Acele etmezsen treni kaçırırsın.

Acele et yoksa treni kaçırırsın.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch