Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "uçak"

Lernen Sie, wie man uçak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Uçak tam olarak dokuzda vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak saatte beş yüz kilometre hızla uçar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir uçak dağ üzerinden uçtu.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak zamanında kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Lockheed skandalı büyük Amerikan uçak üreticisi Lockheed ile ilgili dünya çapında bir rüşvet skandalıdır.Şubat 1976 da su yüzüne çıktı ve esas olarak yolcu uçaklarının sözleşmelerinin kabulüne odaklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun uçak kazasında ölmemiş olması bir mucize.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu uçak çok büyük.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam uçak uçurabiliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu uçak şirketi sadece nakliye ile ilgilenir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir uçak kazasında öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak güvenli bir şekilde indi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların yaptığı model uçak kırılgandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak kaza yapmadan saniyeler önce pilot koltuğunu fırlattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni uçak sesin iki katı hızlı uçuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, oğlu için bir model uçak yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir araba, bir uçak ve bir bilgisayar hepsi makinedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak bulutların üzerinden uçtu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, bir uçak kazasında hayatını kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u uçak tutmuştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir kağıt uçak yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kağıt uçak yavaş yavaş yere düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Mike sabahtan beri bir model uçak yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak Kate'in evinin üzerinden uçtu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onlara uçak kazasından bahsetmek için öğrencileri odaya geri çağırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir uçak gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu uçak onun.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir model uçak yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak kazasından sağ kurtuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir uçak bileti satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak zamanında mı?
Translate from Türkisch to Englisch

O bir uçak kazasında öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak saat yedide bekleniyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak zamanında geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak çok alçaktan uçuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana bir model uçak yapacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak gözden kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak Fuji Dağının üzerinden uçtu.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak az önce hareket etti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, model uçak yapmayı seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Havada bir uçak uçuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak, batıya doğru uçtu.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak yere düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak kolaylıkla geç kalabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak kalkmak üzeredir.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak adanın üzerinde uçtu.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak kazası 200 can aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin için bir model uçak yapacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim hobim model uçak yapmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak 4,000 fite tırmandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir uçak dağa çarptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu uçak vaktinde midir?
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak hızı artırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak Narita'ya indi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, uçak kazasında hayatta kaldı.

226 nolu uçak saat 10:30 da kalkacak.

Uçak zamanında gelecek.

Uçak Paris için kalkmak üzere.

Uçak saat üçte varacak.

Uçak kazasında kurtulan olmadı.

Uçak sabah saat 8:00'de kalkar.

Uçak kalkmak üzereydi.

Uçak çok geçmeden inecek.

Şehrin üzerinde bir uçak uçuyor.

Uçak Heathrow'dan 12:30'da kalkıyor.

Uçak güvenli bir iniş yaptı.

Uçak dağın üzerinde uçtu.

Uçak mükemmel bir iniş yaptı.

Çabuk ol, yoksa uçak sensiz gidecek.

Uçak otuz dakika geç geldi.

Uçak New York'ta durmadı.

Uçak New York'a yaklaşıyor.

Uçak tam olarak altıda havalandı.

Bu uçak Tokyo'ya kesintisiz uçar.

Bu uçak Narita'ya ne zaman varacak?

Uçak kazası tam geçen haftaydı.

Uçak saat sekizde gelir.

Uçak on dakika içinde hareket eder.

Uçak rezervasyonumu onaylayacağım.

Model uçak yapmak ilginçtir.

Uçak şehrin üzerine bombalar bıraktı.

Uçak bir saat içinde kalkacak.

Uçak bulutların üzerinde uçuyor.

Uçak Narita Havalimanı'na indi.

Uçak on dakika önce kalktı.

Uçak kötü hava yüzünden geç kaldı.

Osaka'ya son uçak iptal edildi.

Uçak zaten havaalanından ayrılmıştı.

Uçak biletimi nereden alabilirim?

Uçak kaybedilen zamanı telafi etti mi?

Beni uçak tuttu ve kusacak gibi hissettim.

Uçak babamın çiftliğine indi.

Uçak neredeyse kalkacaktı.

Bu uçak saatte 800 mil uçabilir.

Tiflis'ten Moskova'ya uçak bileti var mı?

Uçak kalkarken çok gergindim.

Lütfen bana biraz uçak tutması ilacı verin.

Uçak piste güvenli şekilde indi.

Yerliler o zaman ilk kez bir uçak gördüler.

Kötü havadan dolayı uçak geç kaldı.

1940'lardan kalan bu uçak hâlâ uçuyor.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch