Lernen Sie, wie man uçup in einem Türkisch Satz verwendet. Über 19 handverlesene Beispiele.
Karga uçup gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşlar bütün yönlere uçup gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşlar binlerce kilometre uzağa uçup, her yıl aynı yere dönebilirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuş uçup gözden kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Zaman nereye uçup gitti?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir şey, gözlerimin önünde uçup gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, kafamdan uçup gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuş uçup gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşlar ses nedeniyle uçup gittiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin uçup gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Papağanım uçup gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kasırga yüzünden, baca kapağı ve birkaç çatı kiremiti uçup gitmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatın tadını çıkar! Süratle yaşadığında, uçup gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı. Kuzgunu dışarı gönderdi. Kuzgun sular kuruyuncaya kadar dönmedi, uçup durdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz hep yaralı kuşları sevdik. Sevdikçe iyileştiler, iyileştikçe uçup gittiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Arı camdan uçup gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Oğlum nereye uçup gitti?
Translate from Türkisch to Englisch
Zaman nasıl da uçup gidiyor. Göz açıp kapayana kadar beş yıl nasıl da geçiverdi, sanki hiç yaşanmamış gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şey gibi bunun da kokusu uçup gidecek.
Translate from Türkisch to Englisch