Lernen Sie, wie man uğruna in einem Türkisch Satz verwendet. Über 33 handverlesene Beispiele.
Sigarayı bırakmak kolay değildir, fakat sağlığının uğruna bırakmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun şimdi uğruna yaşamak için hiçbir şeyi yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağlığım uğruna işimi bırakacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlı insanlar, uğruna yaşayacak bir şeye ihtiyaç duyar.
Translate from Türkisch to Englisch
Kadın onu başka bir erkek uğruna terk etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Para uğruna yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepimiz aynı şey uğruna öleceksek önden ben giderim ama beni yarı yolda bırakacaksan buradan giderim.
Translate from Türkisch to Englisch
İnançlarım uğruna hiçbir zaman ölmezdim çünkü yanılıyor olabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünyadaki ekonomistler yeni bir ekonomi modeli bulmadıkça ve sömürge düzeni devam ettikçe, çıkarlar uğruna savaşlar yapılmaya devam edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin kendi çıkarın uğruna arkadaşlarını satacağını buradakiler biliyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Özgürlük uğruna öldüler.
Translate from Türkisch to Englisch
O sadece sarhoş olma uğruna içer.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar ülkeleri uğruna savaştılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzun vadeli çıkarların uğruna, biz geliştirme departmanını satmaya karar verdik.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sağlığı uğruna daha sıcak bir yere taşındı.
Translate from Türkisch to Englisch
O sadece para uğruna çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Uğruna çalıştığın her şeyi riske atma.
Translate from Türkisch to Englisch
Uğruna ölmeye değecek biri değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Babam sağlığı uğruna sigarayı bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Geleceğin uğruna çalışsan iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece kusur arama uğruna her şeyde kusur bulma.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsan değerini tanıyan kişinin uğruna ölür.
Translate from Türkisch to Englisch
O sağlığının uğruna sigara içmeyi bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar birbirinin uğruna var olurlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece para uğruna mücadele eden, hayatında yaşamaya değer bir şeye sahip değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepsi bir hiç uğruna olmuş olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dahası var, uğruna her şeyi yitirdiğim Rabbim İsa Mesih'i tanımanın üstün değeri yanında her şeyi zarar sayıyorum, süprüntü sayıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanların, Kutsal Savaş'ın iyi bir amaç uğruna olduğunu nasıl söyleyebildiğine anlam veremiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Para, bazılarının uğruna öldüğü bir şey.
Translate from Türkisch to Englisch
Milyonlarca insan, bok böceğinin yuvarlamaya tenezzül bile etmeyeceği osuruktan davalar uğruna birbirinin kanını döküyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dilimiz uğruna savaştık.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç kuruş para uğruna gazeteler çöplüğe çevriliyor.
Translate from Türkisch to Englisch