Lernen Sie, wie man ucunda in einem Türkisch Satz verwendet. Über 30 handverlesene Beispiele.
Onun adı dilimin ucunda.
Translate from Türkisch to Englisch
Masanın diğer ucunda oturan adam kim?
Translate from Türkisch to Englisch
Dilimin ucunda.
Translate from Türkisch to Englisch
Kate parmak ucunda yürümeyi deniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Jessie masanın ucunda oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Masanın diğer ucunda kim oturuyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Başörtülü güzel bir kız yatağımın baş ucunda oturuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Masanın diğer ucunda oturan kişi kim?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom masanın ucunda oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch
O kalemin ucunda diş izleri var.
Translate from Türkisch to Englisch
Basketbol topunu parmak ucunda döndürebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Kelime dilimin ucunda.
Translate from Türkisch to Englisch
Kelimelerin kendileri benim dilimin ucunda ama ben sadece bunu söyleyemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Dilimin ucunda bir kelime vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
O benim dilimin ucunda.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin burnunun ucunda krem var.
Translate from Türkisch to Englisch
Otobüs köprünün bir ucunda bozuldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hemşire hastaya refakat etmek için bütün gece baş ucunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary ayakkabısını ayak parmaklarının ucunda sarkıttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hattın diğer ucunda hiç kimse yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni yapılar şehrin ucunda yapılıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek arabası trenin ön ucunda.
Translate from Türkisch to Englisch
Okyanusun en derin kısmı Challenger Deep olarak adlandırılır ve Mariana Çukurunun güney ucunda batı Pasifik Okyanusu'nun altında yer alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ucunda ölüm yok ya.
Translate from Türkisch to Englisch
Tünelin ucunda ışık var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tünelin ucunda ışık gözüktü.
Translate from Türkisch to Englisch
Akreplerin kuyruklarının ucunda iğne vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yelpazenin diğer ucunda doğum oranı yer alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tünelin ucunda ışık var.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehir o kadar sessiz ki, bir ucundan gelen tren düdüğü sesini öteki ucunda duymak mümkün.
Translate from Türkisch to Englisch