Lernen Sie, wie man ucundan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 29 handverlesene Beispiele.
Kimseye zarar vermeyi aklımın ucundan bile geçirmezken üzerime o kadar çok geldiniz ki bazen hoşuma gitmediğiniz oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un hayır diyebileceği hiç aklımın ucundan geçmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un Mary ile aynı şekilde hissedeceği aklımın ucundan geçmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Perdenin ucundan göz attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun beni sevdiği aklımın ucundan geçmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun hasta olabileceği aklımın ucundan bile geçmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun hastanede olduğu aklımın ucundan geçmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Selam! Seni burada göreceğim aklımın ucundan geçmezdi! Dünya küçük, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Hasta ve hastanede olduğu aklımın ucundan geçmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni sevdiği aklımın ucundan bile geçmemişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi burnunun ucundan öptü.
Translate from Türkisch to Englisch
Odanın diğer ucundan bir ses "Ne oluyor?" diye mırıldandı.
Translate from Türkisch to Englisch
O her ucundan özenle kıvrılmış bir bıyığı olan şık bir adamdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kyoto'ya her yıl dünyanın dört bir ucundan ziyaretçi geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kaçan bir mahkum olabileceği aklımın ucundan geçmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğru yerdeki doğru adam olduğu aklımın ucundan geçmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu an durmak aklımın ucundan bile geçmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor bu galibiyetle kupanın bir ucundan tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali ekmeğin ucundan kopardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemeğin ucundan alıp bırakma.
Translate from Türkisch to Englisch
Ucundan tutmuş galiba.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un suç işleyebileceği aklımın ucundan dahi geçmezdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un suç işleyebileceğini aklımın ucundan dahi geçirmezdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona güvenmiştim ve bir çakallık yapıyor olabileceği aklımın ucundan dahi geçmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Motosikletiyle ülkenin bir ucundan diğer ucuna gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu sormak aklının ucundan bile geçmedi, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bana yemek ısmarlamakta ısrar edebileceği aklımın ucundan dahi geçmezdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Vera Ulan Batur'da kendisini böyle bir misafirperverlikle karşılayacaklarını aklının ucundan bile geçirmezdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehir o kadar sessiz ki, bir ucundan gelen tren düdüğü sesini öteki ucunda duymak mümkün.
Translate from Türkisch to Englisch