Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ulaşmak"

Lernen Sie, wie man ulaşmak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Adaya tekne ile ulaşmak kolaydır.
Translate from Türkisch to Englisch

Adaya ulaşmak onlar için zordu.
Translate from Türkisch to Englisch

JR istasyonuna yürüyerek ulaşmak kaç dakika sürer?
Translate from Türkisch to Englisch

Araba ile oraya ulaşmak benim bir buçuk saatimi aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer her kullanıcı Tatoeba'ya günde yirmi ilave yaparsa, Noel'e kadar bir milyon cümleye ulaşmak mümkün olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir avukatın zor bir durumda küçük konularda bile her taşın altına bakması ve aynı konuda sonuca ulaşmak için ısrarla belirtmesi önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanüstü güçlere ulaşmak umuduyla, Kristof Kolomb bir zamanlar beş dakika güneşe doğruca dik dik baktı.İşe yaramadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çatıya ulaşmak için merdivene tırmandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona ulaşmak kolaydır.
Translate from Türkisch to Englisch

Oraya ulaşmak için uzun bir yol yürümek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kıyıya ulaşmak için aşırı derecede çaba sarf etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Rüzgarın yönünü değiştiremem ama gidilecek yere ulaşmak için her zaman yelkenlerimi ayarlayabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Mutluluğa ulaşmak zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Zamanında ulaşmak için hızlı yürü.
Translate from Türkisch to Englisch

Buradan bankaya ulaşmak için biraz yürümemiz gerekli.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom üst raftaki kitaplara ulaşmak için yeterince uzun değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Amacına ulaşmak için sıkı çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Amaçlarımıza ulaşmak için her zaman çaba harcamak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom en üst rafa ulaşmak için bir sandalyeye çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hava kararmadan önce eve ulaşmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom burada üst rafa ulaşmak için yeterince uzun olan tek kişi.
Translate from Türkisch to Englisch

Böylesine bir mükemmelliğe ulaşmak için ne kadar süre eğitim gördün?
Translate from Türkisch to Englisch

Hava kararmadan önce gidilecek yere ulaşmak için otobüse bindim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom üst rafa ulaşmak için yeterince uzun değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a ulaşmak için bir yol bulmak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona ulaşmak kolay.
Translate from Türkisch to Englisch

Binlerce göçmen Avrupa'ya ulaşmak için her ay Akdeniz'i geçmeye çalışıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar Avrupa'ya ulaşmak için umutsuzdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Amacına ulaşmak için çok çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatoeba'da hangi amaca ulaşmak istiyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sonuca ulaşmak için çaba göstermeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a ulaşmak için bir yol bulmaya çalışıyorum ama bulamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Hedeflerine ulaşmak için şiddete başvurmayacaklarını umuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Durağımı kaçırdım. Bir sonraki durağa ulaşmak ne kadar sürer?
Translate from Türkisch to Englisch

Kent merkezine ulaşmak için hangi otobüs veya trene binebileceğimi bana söyleyebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Biz daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmak istiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok mülteci, Avrupa'ya ulaşmak için hayatlarını tehlikeye attı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hedefine ulaşmak için ne gerekiyorsa yapacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Hedefime ulaşmak için çok fazla çalışıyorum.

Kablo olmadan internete ulaşmak mümkündür.

Onlar politik amaçlarına ulaşmak için sömürgeci güçlere yaranmaya çalışmaktadırlar.

Hangisi daha önemli, irade mi yoksa bir hedefe ulaşmak için yol mu?

İlk trene ulaşmak için her zamankinden daha erken kalktım.

O, hedefine ulaşmak için çok çalıştı.

Okinawa'ya ulaşmak ne kadar sürer?

Bu yılki hedefine ulaşmak için ne yapman gerekir?

Onun evine ulaşmak için çeşitli yollar vardır.

Onun daha iyi bir yaşama ulaşmak için büyük bir isteği vardı.

O, tavana ulaşmak için yeterince uzun değildi.

Zamanında oraya ulaşmak için bir taksiye bindik.

Bu amaca ulaşmak mümkün değildir.

Biz hedefe ulaşmak için karşılıklı yardımın gerekli olduğu sonucuna vardık.

Çocuk kıyıya ulaşmak için boşuna çabaladı.

En yüksek dağa ulaşmak istiyorum.

Trene ulaşmak için bir taksiye bindim.

İstasyona ulaşmak bir saat sürer.

O daha geniş bir izleyiciye ulaşmak istiyor.

Ölmeden önce bir şeye ulaşmak istiyorum. Hatırlanacak bir şey.

Ben rüzgarın yönünü değiştiremem, ama her zaman benim hedefe ulaşmak için benim yelkenleri ayarlayabilirim.

Giyim tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarıya çıktık.

Giyim tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarı çıktık.

Giysi tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarı çıktık.

Kıyafet tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarı çıktık.

Pinokyo oraya ulaşmak için elinden geleni yapmaya çalıştı ama başaramadı.

Ününüze ulaşmak çok zor.

Bu çok önemli bir hedef ve ulaşmak oldukça zor olacak.

Hedefe ulaşmak için bir dolambaçlı yoldan gidin!

İtfaiyeciler umutsuzca olay yerine ulaşmak için çalışıyorlar. Umarız çok geç olmadan varırlar!

Ona ulaşmak zorundayım.

Tom'a ulaşmak kolaydır.

Bilet tezgahına ulaşmak için kalabalığın arasından ite kaka ilermekte tereddüt etmedi.

Amacıma ulaşmak için ne gerekiyorsa yapacağım.

Zirveye ulaşmak için ne gerekiyorsa yapacağım.

Metro istasyonuna ulaşmak için hangi otobüse biniyorum?

O sonuca ulaşmak istiyorsanız, bu, o konuda gidilecek yanlış yoldur.

Tom, Mary'ye ulaşmak için çaresizdir.

Harika bir şeye ulaşmak istiyorum.

Köye ulaşmak için çok yol yürümek gerekir.

Üst rafdaki kitaplara ulaşmak için yeterince uzun değilim.

Üst rafdaki kitaplara ulaşmak için yeterince uzun değildim.

Havaalanına ulaşmak ne kadar sürüyor?

Tom daha iyi bir iş-yaşam dengesine ulaşmak istiyor.

İşte ofisime ulaşmak için adres ve bir harita.

O amacına ulaşmak için gayret eder.

Ne pahasına olursa olsun amacıma ulaşmak zorundayım.

Tom, amacına ulaşmak için her yolu denedi.

Boston'a ulaşmak üç saatimi aldı.

Tom'a ulaşmak zor, değil mi?

Tom'a ulaşmak senin için zor oldu mu?

Tom'a ulaşmak güç.

Tom amacına ulaşmak için hiçbir şeyden vazgeçmeyecek.

Bu amaca ulaşmak için o zaman akıllarına gelen tek çıkar yol, İngiltere'nin, olmazsa Fransa'nın yardımını sağlamaktı.

Bazen prensese ulaşmak için birkaç ejderha öldürmeniz gerekir.

Tom'a ulaşmak güç, değil mi?

Başarılı sonuca ulaşmak için kendimi sıkmak zorundayım.

Lucy'nin bu hayatta ulaşmak için varını yoğunu ortaya koyduğu net bir hedefi var.

Bir iş tutkuya dönmüşse arkasında başka mantık aramamak lazım. Çünkü tutkunun kendisi başlı başına çok değerli bir duygu. Ona ulaşmak için ne yapıldığı ikincil önemde.

Güncel bilgilere ulaşmak için kanalımızı takip edin.

İş ve özel yaşam arasındaki dengeye ulaşmak için çabalıyorum.

İnternet sayesinde bilgiye ulaşmak eskiye nazaran hiç olmadığı kadar kolay.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch