Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ulus"

Lernen Sie, wie man ulus in einem Türkisch Satz verwendet. Über 37 handverlesene Beispiele.

Yüzden fazla ulus antlaşmayı onayladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm ulus haberden memnun oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün ulus barış istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir bütün olarak ulus, siyasi reformun lehinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Ulus büyüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ulus barış halindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya güçlü bir ulus oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika Birleşik Devletleri 1776 yılında bir ulus oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ulus son zamanlarda bağımsızlığını ilan etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Her ulus dünya barışını arzular.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya ekonomi olarak güçlü bir ulus oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni ulus, Japonya'nın ekonomik etkisi altında.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiçbir ulus diğerlerinden tamamen ayrılmış olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Her ulus hak ettiği şekilde yönetilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonlar Amerikanın çok ırklı bir ulus olduğunu unutmamalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika en demokratik ulus değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün bütün ulus için yas günüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Polonya 120 yıl boyunca bir ulus olarak var olmayı durdurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben de İslam'ın her zaman ABD'nin hikayesinin bir parçası olduğunu biliyorum. Ülkemi tanıyan ilk ulus Fas'tı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir ulus kendi müziğini yaratır - besteci yalnızca onu düzenler.
Translate from Türkisch to Englisch

Ulus devletlerin varlığı, dünya'nın geri kalanında Avrupa'ya büyük bir avantaj sağladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dil yoksa ulus da yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük savaşın uzun yılları boyunca, ulus, yorgun ve yoksul bir durumda.
Translate from Türkisch to Englisch

Farkında olmadığı halde başsız kalmış olan ulus, karanlık ve belirsizlik içinde, olup bitecekleri bekliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ulus ve ordu, padişah ve halifenin hainliğinden haberli olmadığı gibi, o makama ve o makamda bulunana karşı yüzyılların kökleştirdiği din ve gelenek bağlarıyla içten bağlı ve uysal.
Translate from Türkisch to Englisch

Ulus ve ordu, kurtuluş yolu düşünürken bu atadan gelen alışkanlık dolayısıyla kendinden önce yüce halifeliğin ve padişahlığın kurtuluşunu ve dokunulmazlığını düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O da ulus egemenliğine dayanan, tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak.
Translate from Türkisch to Englisch

Temel ilke, Türk ulusunun onurlu ve şerefli bir ulus olarak yaşamasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne denli zengin ve gönenmiş olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak durumunda kalmaktan öteye gidemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Böyle bir ulus, tutsak yaşamaktansa yok olsun, daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu ayrımla ki, bağımsızlığı için ölümü göze alan ulus, insanlık onur ve şerefinin gereği olan her özveriye başvurduğunu düşünerek avunur ve kuşkusuz, tutsaklık zincirini kendi eliyle boynuna geçiren uyuşuk, onursuz bir ulusla karşılaştırılınca, dost ve düşman gözündeki yeri çok başka olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Çünkü ulus, her türlü özveriye başvurarak bağımsızlığını sağlasa da, padişahlık sürüp giderse, bu bağımsızlığa güvenle bakılamazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Artık yurtla, ulusla hiçbir vicdan ve düşünce bağı kalmamış bir sürü delinin, devlet ve ulus bağımsızlığının ve onurunun koruyucusu durumunda bulundurulması nasıl uygun görülebilirdi?

Salgın süreci göstermiştir ki; dünyadaki hiçbir bölge, ulus veya ülke için hiyerarşiler ve ayrıcalıklar geçerli değildir.

"Ulus ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Bartın."

"Goy" aslında İbranice'de "ulus" anlamına geliyordu ve Yahudiler, İbranice İncil'de tekrar tekrar "goy" olarak tanımlanıyordu.

İki ulus da geliştikçe çelik ve çimento gibi dünya kaynaklarını açgözlüce tüketiyorlar.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch