Lernen Sie, wie man un in einem Türkisch Satz verwendet. Über 61 handverlesene Beispiele.
Un buğdaydan yapılır.
Translate from Türkisch to Englisch
UN, bildiğiniz gibi, United Nations anlamına gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu Prof.'un konuşması beni deli ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Thomas Jefferson 1809'un Mart ayında Beyaz Saray'dan ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyükannem hamur yapışmasın diye oklavanın üstüne un serpti.
Translate from Türkisch to Englisch
Steve Miller Band, 2010'un Haziranında yeni bir albüm yayınladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Un ekmeğe dönüştürülür.
Translate from Türkisch to Englisch
Un paundla satılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz Amerika'dan un ithal ederiz.
Translate from Türkisch to Englisch
O, çok miktarda un ve yağ satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yokol(un).
Translate from Türkisch to Englisch
Ekmek un, su ve maya'dan yapılır.
Translate from Türkisch to Englisch
1835'te, bir varil un altı dolara mal olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kek un, süt, yumurta ve şeker içerir.
Translate from Türkisch to Englisch
UN,United Nations'ın simgesidir.
Translate from Türkisch to Englisch
John' un girmesini kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Evet, bana un çorbası getir.
Translate from Türkisch to Englisch
1959'un Şubat ayında Dyatlov Geçidi'nde gerçekten ne oldu?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom 'un Mary'yi okuldan aldığına emin misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom' un odası ne tarafta ?
Translate from Türkisch to Englisch
Yaklaşık dört fincan beyaz un ile bir tutam tuzu karıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
"Roma" "amor"un bir anagramıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom' un tutumu çok kaba.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom' un yaptığını yapmak, cesaret ister.
Translate from Türkisch to Englisch
Artan işine rağmen, Tom' un çocuklar ve Maria için her zaman vakti vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
30'un üzerinde insan intihar etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Un ve diğer malzemeler için kente gidiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
"Toast", "stoat"un bir anagramıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Un pastada ana malzemedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Plütonyum-239'un yarı ömrü 24.100 yıldır.
Translate from Türkisch to Englisch
"Cactus"'un çoğulu "cacti"'dir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yılda yaklaşık iki milyon poundluk un ihraç ediliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Her sene yaklaşık bin ton un ihraç edilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom' un başı dönüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom' un ateşten başı dönüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom' un daima bir ayak bağı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
2010'un yazında başladığımızda grupta sadece üçümüz vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir miktar un ve yağ satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
30'un üzerinde kimseye güvenme.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir paket un bir kilogram ağırlığındadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Biri un, süt ve yumurtayla kek yapabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
"Sabırlı olun"'un neresini anlamıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Bize bu pastayı yapmak için un, şeker ve yumurta gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch
Macar besteci Franz Liszt'in soyadı olan"Liszt", Macarcada "un" anlamına gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
"UN" "Birleşmiş Milletler" anlamına gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hamur, su, un, tuz ve anlık mayadan yapılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni Yılda, Liu'nun şirketi her çalışanına bir torba un verir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen un ve süt ve yumurta ile bir pasta yapabilirsiniz.
Un mutfakta her zaman olması gereken ürünlerden biridir.
Yiye yiye un çuvalı gibi oldun.
Un çuvalı!
Bazı insanlar COVİD-19'un laboratuarda yaratıldığını söylüyorlar.
Un, su ve tuzu karıştırın.
Ali'yle dalaşmanı pek önermem. Vücut geliştirme yapıyor. Seni un ufak edip tozunu amino asit niyetine içer, sonra da testosteron olarak işer.
Ekmek, un, su ve maya ile yapılır.
Ekmek yapımında un, su ve genellikle maya kullanılır.
Nuri Bey'e bir un.
Buğdayı öğütüp un yapıyorlar.
49'un karekökü 7'dir.
Bu un.
Kim Jong-un bir diktatördür.