Lernen Sie, wie man utandırmak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 11 handverlesene Beispiele.
Tom, Mary'yi utandırmak istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni utandırmak istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendimi utandırmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşlarının önünde seni utandırmak istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşlarının önünde seni utandırmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen beni arkadaşlarımın önünde utandırmak mı istiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Üzgünüm. Seni arkadaşlarının önünde utandırmak istememiştim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u utandırmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kardeşlerim, aldığınız çağrıyı düşünün. Birçoğunuz insan ölçülerine göre bilge, güçlü ya da soylu kişiler değildiniz. Ne var ki, Tanrı bilgeleri utandırmak için dünyanın saçma saydıklarını, güçlüleri utandırmak için de dünyanın zayıf saydıklarını seçti. Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'yı annesinin önünde utandırmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, bir porno dergisine abonelik satın aldı ve Layla'yı utandırmak için bunu onun ofisine gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch