Lernen Sie, wie man utangaç in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Ben utangaç bir çocuğum.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok utangaç. Sizi görmek istediğini söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Utangaç öğrenci cevabını mırıldandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Utangaç erkek çocuğu adını mırıldandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Utangaç erkek çocuğu onun varlığında tamamen sıkıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben, utangaç genç adama güzel kıza aşkını ilan etmesini tavsiye ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Dansa gelince Tom kesinlikle utangaç değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onunla konuşmaya çalıştığımda, ben her zaman kekelemekten ya da aptalca bir şey yapmaktan daha fazlasını yapamayacak kadar kendimi çok utangaç buldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçek kedimin utangaç olmasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom utangaç bir çocuktur.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ilk bakışta utangaç.
Translate from Türkisch to Englisch
O bana utangaç bir gülümseme verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, çok utangaç bir kızdı.
Translate from Türkisch to Englisch
O varken çok utangaç davranıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O artık eski utangaç çocuk değil.
Translate from Türkisch to Englisch
O, eskisi gibi utangaç değil.
Translate from Türkisch to Englisch
O biraz utangaç.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok utangaç olma.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben utangaç değilim!
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin kız kardeşi utangaç ve sakardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sadece utangaç.
Translate from Türkisch to Englisch
O utangaç ve her zaman arka planda kalır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom utangaç değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom utangaç.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım güzel kız utangaç genç adama veda edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok utangaç bir kız.
Translate from Türkisch to Englisch
Utangaç ve çok konuşmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un utangaç olduğunu biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Utangaç çocuklar herkes gülene kadar asla gülmezler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yabancıların etrafında utangaç.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok utangaç ve tatlıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Utangaç olma.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok utangaç.
Translate from Türkisch to Englisch
O kız gerçekten utangaç.
Translate from Türkisch to Englisch
O oğlan gerçekten utangaç.
Translate from Türkisch to Englisch
Eskisi gibi utangaç değil.
Translate from Türkisch to Englisch
O azıcık utangaç.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom son derece utangaç.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hiç utangaç değil.
Translate from Türkisch to Englisch
O utangaç ve hayalperesttir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben utangaç değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Evet. O çok utangaç bir kızdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom utangaç görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok utangaç görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'yi seviyor, ama o onunla konuşamayacak kadar utangaç.
Translate from Türkisch to Englisch
Oğlanlar utangaç oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan utangaç gibi görünmek istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Utangaç olma, Tom.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom artık bir zamanlar olduğu gibi utangaç çocuk değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom eski utangaç çocuk değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom eskiden olduğu kadar utangaç değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom utangaç, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom son derece utangaç, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gerçekten utangaç, değil mi?
Tom oldukça utangaç, değil mi?
Tom epeyce utangaç, değil mi?
Tom çok utangaç, değil mi?
Tom pek utangaç, değil mi?
Tom hiç utangaç değildi.
Tom biraz utangaç.
Tom asla utangaç değildi.
Şu kız utangaç olmaktan uzak.
Tom gerçekten utangaç ve ürkekti.
Tom oldukça utangaç.
Bu sincap utangaç.
Tom biraz utangaç görünüyordu.
Onun huzurunda utangaç hissettim.
Hadi. Utangaç olma.
Hadi ama Tom. Utangaç olma.
Evet, utangaç bir kızdı.
Tom çok utangaç.
Tom'un utangaç olduğunu düşünüyorum.
Ben utangaç bir çocuktum.
O çocuk biraz utangaç.
Mary çok utangaç bir kız.
Devam et! Utangaç olma!
Utangaç olma. Benimle konuş.
Yolculuk ederken utangaç olma.
Utangaç çocuk adını mırıldandı.
Utangaç öğrenciler çoğunlukla daha düşük notlar alır.
Utangaç genç adam "Teşekkür ederim, bir parça daha kek yemek istiyorum" dedi.
Çok fazla utangaç olma.
Tom utangaç görünüyordu.
Utangaç mürit onun cevabını mırıldandı.
O utangaç, güvensiz, aşırı duyarlı bir kız.
O beni görmezden gelmiyor, o utangaç.
Mary Tom'a aşık ama o, onunla konuşmak için çok utangaç.
Tom eskisi kadar utangaç değil.
Tom eskisi gibi utangaç çocuk değil.
Utangaç mısın yoksa korktun mu?
Utangaç mısın?
Tom her zaman utangaç değildi.
Benim çocuk yabancılarla etrafında utangaç ve her zaman benim arkamda saklanır.
Utangaç hissediyorum.
İlk başta onunla konuşmak için kendimi biraz fazla utangaç hissettim.
Canım, utangaç olma!
O utangaç bir kız, ama çok sevecen.
Ben onun seninle konuşamayacak kadar utangaç olduğunu düşünüyorum.
Mary muhtemelen sınıfındaki en utangaç ve kendine en az güvenen bir kızdı.
O biraz utangaç ama güven bana o çok güzel.