Lernen Sie, wie man uyanık in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Sıkıcı bir konser sırasında, kahve benim uyanık kalmamı sağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sürücüler kazalara karşı her zaman uyanık olmalılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ders sırasında uyanık kalamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yangına karşı uyanık olun.
Translate from Türkisch to Englisch
Uyanık olsan iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bebek uyanık.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yatakta uyanık yatıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O bütün gece uyanık yattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bütün gece uyanık kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, bütün gece uyanık yattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Geç saatlere kadar uyanık kalmasan iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
O, her zaman gece geç saatlere kadar uyanık kalır.
Translate from Türkisch to Englisch
Gece geç saatlere kadar uyanık kalmamalıydım.
Translate from Türkisch to Englisch
Gece geç saatlere kadar uyanık kalmaya alışkınım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir fincan kahve içtikten sonra daha uyanık hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sıcaklık bütün gece beni uyanık tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların hâlâ uyanık olması şaşılacak şey.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece konuşmak için gece yarısına kadar uyanık kaldık.
Translate from Türkisch to Englisch
Koyu kahve onu bütün gece uyanık tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gürültü yüzünden bütün gece uyanık kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu düşünerek saatlerce uyanık yattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom az önce kalktı ve hâlâ tamamen uyanık değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Olası tehlikelere karşı uyanık olmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Uyanık mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
O tamamen uyanık.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tamamen uyanık.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hâlâ uyanık.
Translate from Türkisch to Englisch
Kahve beni uyanık tutar.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkulu rüya görmektense uyanık yatmayı yeğlerim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom uyanık.
Translate from Türkisch to Englisch
Uyanık olduğunu görüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Işığının açık olduğunu gördüm ve hâlâ uyanık olduğunu biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom uyanık mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Henüz tamamen uyanık değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim uyanık bak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom uyanık kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Uyanık kalmaya çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Uyanık kalın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, uyanık mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sınıfta uyanık kalma sorunu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yağmuru dinleyerek yatakta uyanık yatıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bütün gece tamamen uyanık kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yatakta uyanık yatıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bütün gece uyanık kalan tek kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Gecenin ortasında uyanık kalmaya devam ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom uyanık olacağımı biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom uyanık kalmaya çalıştı fakat kısa sürede uyuyakaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yüksek sesle horlaması beni bütün gece uyanık tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch
Her ikimiz de uyanık kalmalıydık.
Translate from Türkisch to Englisch
Uyuyor olmamın ya da uyanık olmamın önemi yok, ben her zaman seni düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un uyanık olduğundan eminim.
Translate from Türkisch to Englisch
O beni gece uyanık tutar.
Gece seni ne uyanık tutar?
Tekrar uyumaya çalıştım ama gürültü beni uyanık tuttu.
Uyanık kalmamız gerek.
Uyanık kalmaya çalıştım ama uyuyakaldım.
Hemşireler hastalarının rahatı için uyanık kalmak zorundadır.
Genellikle geç saatlere kadar uyanık kalırım.
Ben bir üniversite öğrencisiyken geç saatlere kadar uyanık kalırdım.
Sadece herkesin uyanık olduğundan emin olmak istedim.
Uyanık olduğunu bilmiyordum.
Göz kapakların kapalı, ama uyanık olduğunu biliyorum.
Tom hâlâ uyanık mı?
Tom konuşması üzerinde çalışarak gece yarısına kadar uyanık kaldı.
Tom henüz uyanık değil.
Yerinde olsam uyanık olurdum.
Gerçekten uyanık mısın?
Onların uyanık olduğunu düşünüyor musun?
Tom 2.30'dan beri uyanık.
Dün gece 2.30'da uyanık mıydın?
Bütün gece uyanık mıydın?
Tom uyanık.
Uyanık kalmak için biraz daha kahve içmek zorunda kalabilirim.
Tom'un bütün gece nasıl ayakta kalabildiğini ve sonra işte nasıl uyanık kaldığını anlamıyorum.
Tom Mary'nin henüz uyanık olup olmadığını merak ediyordu.
Tom rapor yazmayı bitirmek için geç vakte kadar uyanık kaldı.
Uyanık kalmaya çalış.
Uyanık kalmak zorundasın.
Tom güçlükle uyanık kalabildi.
Ben sabaha kadar uyanık kaldım.
Sabaha kadar uyanık kaldım.
Tom şimdi uyanık.
Beni uyanık tutan kişi Tom değil.
Tom mışıl mışıl uyuyor ama Mary uyanık.
Biz uyanık kalmak zorundayız.
Uyanık kalmaya çalışmak zorundasın.
Tom zaten üç saattir uyanık.
Uyanık kalmalıyız.
Üst kattaki bir çeşit parti beni son bir geceye kadar uyanık tuttu.
Uyanık ol.
Sessiz kalın ve uyanık olun.
Uyanık kalmak zorundayız.
Tom uyanık kalabilmek için çok kahve içti.
Bütün gece uyanık durma.
Bütün gece uyanık durmayın.
Bütün gece hayalet hikâyeleri anlatarak uyanık kaldık.
Başka birinin uyanık olduğunu bilmiyordum.
Yankesicilere karşı uyanık ol Ken.
Koyu bir fincan kahve uyanık kalmama yardım eder.
Kendimi uyanık tutmak için bir bardak çay içtim.