Lernen Sie, wie man uydu in einem Türkisch Satz verwendet. Über 45 handverlesene Beispiele.
Uydu, ay etrafında yörüngede.
Translate from Türkisch to Englisch
Yapay uydu yörüngesine fırlatıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
ESA yörüngeye bir uydu yerleştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her zaman kurallara uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kırmızı elbise ona uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
O kırmızı elbise ona uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Uydu şimdi yörüngededir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, şeytana uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Binlerce uydu dünyanın etrafında yörüngede döner.
Translate from Türkisch to Englisch
Kravatlar gömleğine iyi uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim uydu navigasyon cihazı yurt dışında çalışmıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu elbise sana uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, doktorun tavsiyelerine uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanoğlunun uzaya yolculuğu 1957'de Sovyetler Birliği'nin ilk yapay uydu Sputnik'i fırlattığında başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Uydu fırlatma canlı olarak yayınlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bana uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
O askerdeyken, sıkı ordu kurallarına uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
İş Tom'a uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu araba ücretsiz uydu radyo ile birlikte gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bana iyi uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tavsiyeme uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şeytana uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen yıl Rusya'da bir uydu fırlatıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Doktorun tavsiyelerine uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Uydu fırlatılışı başarılıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir uydu uzayda büyük sıcaklık farklılıkları içinde çalışmak zorundadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin uydu alıcısını tamir etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tanıma uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir uydu eriyen buzulları izlemek için yörüngeye fırlatıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Astronomlar, Satürn'ün yörüngesinde altmış iki tane uydu gözlemlediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana verdiğin gömlek mükemmel olarak uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl arkadaşının tavsiyesine uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece on üç kişi uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
İş, Leyla'ya bir eldiven gibi uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Uydu kanallarının çıkması için öncelikle çatıya çanak anten takılmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kurallara uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sana verdiği gömlek uydu mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Ölçü tam uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali şeytana uydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Türkiye'de insanlar eskiden anten ile TV izliyordu, şimdi çoğunluk uydu kullanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Uydu 720 km irtifada yörüngeye oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yağmurda uydu alıcının sinyali zayıflayınca IP TV'yi açtık.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu uydu yüksek çözünürlüklü metre altı fotoğraf çekebiliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Temel on katlı binanın çatısında uydu montajı yaparken ayağı kayıp aşağı düşmüş. 10, 9, 8, 7 derken 1. kata geldiğinde "Şükürler olsun. Ha bu kata kadar ölmeden geldim. Artık birinci kattan düşsem de ölmem da" demiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Uydu alıcısı bozuldu.
Translate from Türkisch to Englisch