Lernen Sie, wie man uygar in einem Türkisch Satz verwendet. Über 11 handverlesene Beispiele.
Bütün uygar ülkeler savaşa karşıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer elektrik olmasaydı bizim uygar yaşantımız imkansız olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz uygar bir toplumda yaşıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Uygar Avrupa'da, boğalar eğlence için hala işkence edilip öldürülüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Uygar bir insanın derisinin altına bakarsanız bir barbar bulursunuz.
Translate from Türkisch to Englisch
Uygar bir toplumda o uygulamanın hiçbir yeri yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendilerine uygar diyorlar ama barbar dedikleri kadar vahşiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin kuruluş amacı da, doğu illerindeki bütün halkın dinsel ve siyasal haklarının özgürce gelişimini sağlayacak yasal yollara başvurmak; adı geçen illerdeki Müslüman halkın tarihsel ve ulusal haklarını, gerektiğinde, uygar toplumlar önünde savunmak; doğu illerinde yapılan zulüm ve cinayetlerin nedenleriyle etmenleri ve bunları yapanlar ve yaptıranlarla ilgili tarafsızca soruşturma açarak suçluların çabuklukla cezalandırılmalarını istemek; Türklerle azınlıklar arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesine ve eskisi gibi iyi bağların pekiştirilmesine çaba göstermek; doğu illerindeki savaştan doğma yıkım ve yoksulluğu, hükümet katında girişimlerde bulunarak elden geldiğince giderme yollarını aramaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne denli zengin ve gönenmiş olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak durumunda kalmaktan öteye gidemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Cezayir modern ve uygar bir ülke.
Translate from Türkisch to Englisch
Uygar ülkelerde sokaklarda yaşayan başıboş köpeklere pek rastlanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch