Lernen Sie, wie man uymaz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 21 handverlesene Beispiele.
Bu ayakkabılar ayaklarıma uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef bu anahtar uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tapa şişeye uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Aşk en büyük suçludur. Hiçbir kurala uymaz. En fazla yapabileceğimiz de suç ortağı olmak.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım biraz uyur uymaz hepimiz daha iyi hissederiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Elma, büyük ünlü uyumunda incelik kuralına uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Yağmur, kavun, kabuk gibi birçok söz de küçük ünlü uyumuna uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kardeş, büyük ünlü uyumunda kalınlık kuralına uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dizayn benim zevkime uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
O çocuk tamamen deli. O hiç kurallara uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ayakkabılar uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kurallara her zaman uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni öğrenci okulda buraya uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom asla tavsiyeme uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
O şapka bana uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu işler bana uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Avrupa'nın elektrik fişleri buradakine uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Evdeki hesap çarşıya uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu uç Hilti için, normal matkaplara uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu adaptörün ucu o cihaza uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona güvenemem, çünkü saati saatine uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch