Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "varlığı"

Lernen Sie, wie man varlığı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 27 handverlesene Beispiele.

Zeus'un varlığı konusunda agnostik olan birine hiç rastlamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun varlığı benim için önemli.
Translate from Türkisch to Englisch

Ay'da insan varlığı birçok kişinin hayalini süslemiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kasabadaki bir vampir kulübünün varlığı hakkında yerel polisi uyarmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben başkanın varlığı ile son derece onur duyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayalet varlığı ölümden sonra yaşamın olduğunu kanıtlamaz. Başka bir boyutun unsurları olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben üniversitenin varlığı hakkında öğrendiğimden beri, ben oraya gitmek istedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ailenin mal varlığı akrabalar arasında dağıtıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Millet varlığı sona erdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir milyon doların üzerinde mal varlığı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ulus devletlerin varlığı, dünya'nın geri kalanında Avrupa'ya büyük bir avantaj sağladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Doktorun varlığı başka yerde talep edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Böyle bir olgunun varlığı için hiçbir somut kanıt bulamadık.
Translate from Türkisch to Englisch

Sevilmek, tüketilmektir. Sevmek tükenmez yağ ile ışık vermektir. Sevilmek, varlığı durdurmak, sevmek katlanmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun varlığı tanındı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un varlığı fark yaratıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ünlü şarkıcının mal varlığı dudak uçuklattı.
Translate from Türkisch to Englisch

O kamera Tom'un en değerli varlığı.
Translate from Türkisch to Englisch

“Artık insanların, ‘İsrail halkını Mısır'dan çıkaran RAB'bin varlığı hakkı için’ demeyecekleri günler geliyor” diyor RAB. “Bunun yerine, ‘İsrail soyunu kuzey ülkesinden ve sürdüğü bütün öbür ülkelerden geri getiren RAB'bin varlığı hakkı için’ diyecekler. Böylece kendi topraklarında yaşayacaklar.”
Translate from Türkisch to Englisch

Cezayir'de Amerika'nın askerî varlığı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Varlığı bir şey kazandırmayan insanların yokluğu da hiçbir şey kaybettirmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Polis varlığı barizdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Toplam mal varlığı 288 milyon avro civarında.
Translate from Türkisch to Englisch

Varlığı ayrı, yokluğu ayrı dert olan bir şey söyler misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Adalet oksijen gibidir. Varlığı pek fark edilmez, ama yokluğu öldürür.
Translate from Türkisch to Englisch

Aksu şehrinde polis tarafından uyuşturucu madde üretimi yapılan bir yeraltı laboratuvarının varlığı tespit edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Şirketin artık Almanya'da güçlü bir varlığı var.
Translate from Türkisch to Englisch