Lernen Sie, wie man vatandaş in einem Türkisch Satz verwendet. Über 38 handverlesene Beispiele.
Kara para skandalı, 11 Eylül, euronun yayılması, Eski Avrupa, IV. Hartz, Bayan Başbakan, vantilatör mili, iklim felaketi, mali kriz, enkaz primi ve kızgın vatandaş, Almanya'da yılın son 10 kelimesidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar siyasi sığınma aldıktan sonra vatandaş oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir vatandaş olmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir vatandaş yasalara uyar.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok vatandaş orduya katıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok vatandaş orduya yazıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok sayıda vatandaş orduya katıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugünlerde yaşlı insanları kastetmek için "kıdemli vatandaş" terimini sıklıkla kullanırız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tabii, birçok emektar vatandaş emeklilikten memnundur.
Translate from Türkisch to Englisch
Vatandaş olmak istiyorsunuz, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Ve her vatandaş böyle vazgeçilmez bir rol oynar.
Translate from Türkisch to Englisch
Her vatandaş onlara yardım etmelidirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Vatandaş olmak istiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar vatandaş olmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir vatandaş olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir vatandaş olmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary bir vatandaş olmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir vatandaş olmak istiyorsun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer eşiniz bir vatandaş ise uzun süreli bir vize almak daha kolay olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Biri hariç onların hepsi vatandaş.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapitalizmde, bir vatandaş alışveriş yapmak zorunda değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, yasalara saygılı bir vatandaş.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom terbiyeli, yasalara saygılı bir vatandaş.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis şefi muhabirlere verdiği demeçte, dün gece çıkan kavgada hem bir vatandaş hem de bir polis memuru yaralandığını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dürüst bir vatandaş.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yaşlı bir vatandaş indirimi alacak kadar yaşlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Vatandaş fahiş fiyatlardan rahatsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Halk plajlara hücum etti, vatandaş denize giremedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Vatandaş olup bitenlere öküzün trene baktığı gibi bakıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Vatandaş olmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ülkesine bağlı bir vatandaş.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar bana tembel diyordu, ama şimdi birden duyarlı vatandaş oldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Pek çok vatandaş bu hamle konusunda hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
Vatandaş her gün aç.
Translate from Türkisch to Englisch
Sokaktaysa, vatandaş sonuç bekliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Nisan 1992 pek çok vatandaş için hâlâ canlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu vatandaş benim kimliğimi çaldı!
Translate from Türkisch to Englisch
Vatandaş olmayanlara farklı kurallar işleyebilir.
Translate from Türkisch to Englisch