Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yöntem"

Lernen Sie, wie man yöntem in einem Türkisch Satz verwendet. Über 57 handverlesene Beispiele.

Yöntem biri, bir ikiyi, iki üçü, ve üç sayısız şeyleri üretir.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz alternatif bir yöntem benimsedik.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz tamamen yeni bir yöntem deniyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Sizin yöntem benimkinden farklı.
Translate from Türkisch to Englisch

O yöntem değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, stresi yatıştırmak için mükemmel bir yöntem.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir yöntem değil, kışkırtma.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom birkaç farklı yöntem denedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların hepsinden en ucuz olan yöntem budur.
Translate from Türkisch to Englisch

Veri açığının üstesinden gelmek için, basit bir yöntem geliştirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

O tartışmasız en iyi yöntem.
Translate from Türkisch to Englisch

Her iki yöntem de iyi çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Her iki yöntem kusursuz çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu yapmanı istediğimiz yöntem bu.
Translate from Türkisch to Englisch

İşe yarayan bir yöntem buluncaya kadar denemeye devam etmek zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yöntem, yavaş ama emin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yöntem her zaman işe yarar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un önerdiği yöntem daha iyi olabilirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom önerdiği yöntem işe yarayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

O ölmek için çok kötü bir yöntem olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Yöntem kötü.
Translate from Türkisch to Englisch

Zengin olmak için kesin bir yöntem, zengin doğmuş olmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yöntem daha önce işe yaradı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz daha verimli bir yöntem bulmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Yöntem artık zamanın gerisinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Farklı bir yöntem uygulamak zorunda olabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yöntem basit ama çok etkiliydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yöntem uygulanmak için fazla pahalıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yöntem artılara ve eksilere sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yöntem, gerçeği araştırmak için vazgeçilmezdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir çılgınlıksa içinde yöntem vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilimsel yöntem, ölçülebilir belirsizlikleri açıklar.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu an itibarıyla tüm tümörleri güvenilir şekilde tedavi edebilecek bir yöntem yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçemdeki tüm yabancı otlardan kurtulmak için etkili bir yöntem arıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O yöntem çok etkili gözükmüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Mandibula kondil kırıklarının tedavisinde birçok yöntem önerilmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

Mahsulleri üretmek için yeni bir yöntem öğrenmek amacıyla Amerika'ya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir bütçe açığını finanse etmek için ortak bir yöntem tahviller çıkarmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Denemeye değer bir yöntem.
Translate from Türkisch to Englisch

Stresi azaltmak için mükemmel bir yöntem var. Sadece bu keyifli zamanın tadını çıkartın!
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni bir yöntem keşfettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, yeni insanlarla tanışmak için çok güzel bir yöntem.
Translate from Türkisch to Englisch

O yöntem işe yaramadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Balonlu gözetleme sistemi, teröristlerin paramotor kullanarak sınırdan sızmalarını zorlaştıracak bir yöntem.
Translate from Türkisch to Englisch

Siz nasıl bir yöntem uygulayacaksınız?

Yöntem her bölgede aynı.

Bu, Sırbistan'da ilk defa uygulanan bir yöntem.

Tatoeba, alzheimer hastalığından korunmada en etkili yöntem.

Yaşamın amacı, bir bayrak yarışı misali kuşaktan kuşağa bilgi aktarmaktır. Bu basit canlılarda üreme yoluyla gen aktarımından ibaretken, daha gelişmiş canlılarda yavruların büyüklerinden görerek öğrenmesine de rastlanır. İnsan ise bilgiyi yazı, resim, eşya vb. kalıcı biçimlere sokmayı öğrenerek bu aktarım kapasitesini çok daha yüksek bir düzeye taşımıştır. Ama yöntem ne kadar gelişse de işin özünde amaç tüm düzeylerde aynıdır: Bilgi aktarımı.

Dürüstlük her zaman en iyi yöntem değildir.

Tabii ki, halk savaş istemez. Nedeni ise, neden bir çiftçinin hayatını riske atmak istesin ki? En iyi senaryoda bile, sağ salim geri dönmek dışında kazanabileceği bir şey yok. Tabii ki, basit insanlar Rusya'da, İngiltere'de, Amerika'da ve Almanya'da da savaş istemezler. Bu açık. Ancak sonuçta, bir ülkenin liderleri politikayı belirleyen kişilerdir ve demokrasi, faşist diktatörlük, parlamento veya komünist diktatörlük olsun, halkı katılıma teşvik etmek her zaman kolaydır. [...] Halk, oy hakkı olsun olmasın, liderlerin emirlerini izlemek için her zaman harekete geçirilebilir. Bu çok kolay. Tek yapmanız gereken halka saldırıldığını söylemek ve barışçıllara vatanseverlik eksikliği atfetmek ve ülkeyi tehlikeye soktuklarını iddia etmektir. Bu yöntem her ülkede işe yarar.

Ben yeni bir yöntem buldum.

Antik çağda, ciddi kanamaları durdurmak için en çok kullanılan yöntem koterizasyondu.

Bu yaygın bir yöntem.

Bu nadir bir yöntem.

Bu eğlenceli bir yöntem.

O, dil öğrenmek için kendine özgü bir yöntem kullanıyor. Bugüne kadar bu yöntemi kullanan başka birini görmedim.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch