Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yüklü"

Lernen Sie, wie man yüklü in einem Türkisch Satz verwendet. Über 30 handverlesene Beispiele.

Bu kamera, film yüklü değil.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bu silahı yüklü bulundurur.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom silahının yüklü olduğundan emin olmak için kontrol etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Silahın yüklü mü?
Translate from Türkisch to Englisch

Mary duygu yüklü bir kız.
Translate from Türkisch to Englisch

Silah yüklü değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a yüklü ödeme yaparım.
Translate from Türkisch to Englisch

Düğünleri onlar için çok duygu yüklü bir gündü.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu anda sistem aşırı yüklü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu araba tamamen yüklü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom silahını yüklü tutar.
Translate from Türkisch to Englisch

Aslında silah yüklü değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Sunucu aşırı yüklü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a yüklü miktarda para miras kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

iPhone'umda yüklü üç yüz bin şarkı var!
Translate from Türkisch to Englisch

Bir iyon, net elektrik yüklü bir atom veya moleküldür.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un tüfeği yüklü değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana silahın yüklü olmadığını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Silahım yüklü değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami yüklü bir tabanca çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom silahın yüklü olmadığına dair güvence verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami'nin yüklü bir sicili var.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapıyı açtığımda yüklü miktarda bir elektrik faturasıyla karşılaştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Windows yüklü laptopun mavi ekran verdi sanırım.
Translate from Türkisch to Englisch

Devlete yüklü miktarda vergi borcu var.
Translate from Türkisch to Englisch

Manyetosferin içinde, uzay plazmasının yoğunluğu (elektronlar ve iyonlar gibi yüklü parçacıklar), güneş rüzgarının hüküm sürdüğü dışarıdaki plazmadan çok daha düşüktür. Manyetopoz adı verilen sınır, iki farklı yoğunluk bölgesi farklı hızlarda hareket ettiğinde kararsız hale gelir.
Translate from Türkisch to Englisch

İlk bilgisayarım Windows Vista yüklü gelmişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyir füzeleri, savaş başlıkları yüklü ve ateşe hazır hâldeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kimilerine göre Ukrayna'ya verilmekte olan yüklü miktardaki ATGM ve MANPADS'ler işgali püskürtme beklentisinden çok, işgal sonrası Polonya ya da benzer başka bir ülkeye yerleşecek sürgün hükümetinin uzun vadede Afganistan'daki gibi Rusya'yı yıpratıp zayıflatacak bir gerilla savaşı yürütebilmesine hazırlık amacı taşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Babalarından kalan yüklü mirası medeni bir şekilde paylaştılar.
Translate from Türkisch to Englisch