Lernen Sie, wie man yükseğe in einem Türkisch Satz verwendet. Über 36 handverlesene Beispiele.
Kangurular çok yükseğe sıçrarlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Zıplayabildiğin kadar yükseğe zıpla.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir ödül kazanmak için yeterince yükseğe zıplamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir kuş gereğinden çok yükseğe uçmaz, eğer ki kendi kanatlarıyla uçuyorsa.
Translate from Türkisch to Englisch
Fare çok yükseğe sıçrasa da, kedi tarafından yakalanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar yükseğe sıçrayabilirsin?
Translate from Türkisch to Englisch
Siz ne kadar yükseğe sıçrayabilirsiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Top yükseğe fırladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yükseğe tırmandıkça, hava soğur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar yükseğe tırmanırsak, hava o kadar soğur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün şehri görecek kadar yükseğe tırmandık.
Translate from Türkisch to Englisch
Yapabildiğin kadar yükseğe zıplamayı dene.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yükseğe sıçradı ve topu yakaladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeterince yükseğe sıçradın.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha iyi görebilmek için daha yükseğe tırmandık.
Translate from Türkisch to Englisch
Yükseğe çıktıkça sıcaklık düşer.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar yükseğe tırmanırsanız, ısı da o kadar düşer.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar yükseğe gittiysek o kadar soğuk oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
O kadar yükseğe nasıl zıplayabilirim?
Translate from Türkisch to Englisch
Uçaklar çok yükseğe tırmandılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yükseğe tırmandığında hava soğur.
Translate from Türkisch to Englisch
Yükseğe tırmandıkça atmosfer incelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar yükseğe gidersek hava o kadar incelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar yükseğe tırmanırsak dağlar o kadar dik olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar yükseğe tırmanırsan o kadar soğuk olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bahse girerim senden daha yükseğe sıçrayabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yapabildiğin kadar yükseğe sıçra.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom o kadar yükseğe tırmandı ki onu göremedik.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuş gökyüzüne doğru gittikçe daha yükseğe yükseldi.
Translate from Türkisch to Englisch
O kadar yükseğe atlayabilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, fiyatları daha yükseğe itebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
"Atlayın" dediğimde insanlar "Ne kadar yükseğe?" diye soruyorlar
Translate from Türkisch to Englisch
Mark topu istediğinden daha yükseğe fırlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşlar ne kadar yükseğe kadar uçabilir?
Translate from Türkisch to Englisch
O kadar yükseğe yetişemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Mümkün olabildiğince yükseğe zıplamaya çalış.
Translate from Türkisch to Englisch