Lernen Sie, wie man yüzük in einem Türkisch Satz verwendet. Über 89 handverlesene Beispiele.
Elin beş parmağı var: başparmak, işaret parmağı, orta parmak, yüzük parmağı ve serçe parmak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yüzük hiçbir yerde bulunmayacaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yüzük ve biraz nakit kayıpi
Translate from Türkisch to Englisch
Tom evlendi fakat bir yüzük takmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sonuçta Mary'ye elmas bir yüzük alması için yeterli parası olmalıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
O yüzük gerçek altından mı yapılmıştır?
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle evlenmeye karar verdiğinde, bana bir yüzük ver.
Translate from Türkisch to Englisch
O, değerli bir yüzük takıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, onu ona elmas bir yüzük alması için ikna etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yüzük ne kadar değer?
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzük hiçbir bir yerde bulunamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin parmağına elmas bir yüzük taktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bir elmas yüzük vermemeliydi.
Translate from Türkisch to Englisch
O güzel bir yüzük.
Translate from Türkisch to Englisch
Nişanlısı ona büyük bir yüzük verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Doktorun elindeki akik taşlı yüzük çok yeni görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne yüzük ne anahtarlık gümüştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Zengin bir adam olsaydım sana elmas bir yüzük alırdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu elmas yüzük benim için çok abartılı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yüzük ne kadar eder?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yüzük ne eder?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir erkek bir kadına bir yüzük verirse bunun ne demek olduğunu biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary için bir elmas yüzük aldığını hiç kimseye söylemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzük dar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bir elmas yüzük aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
O altın yüzük anneme aitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary çok değerli bir yüzük takıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, anneannemin taktığı yüzük.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye bir zamanlar büyükannesine ait olan bir yüzük verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yüzük 300 yıldan daha fazla bir süredir ailede.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne güzel bir yüzük!
Translate from Türkisch to Englisch
O çok değerli bir elmas yüzük çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yüzük ne kadar?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kutuyu açtı ve güzel bir yüzük çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin sol elinin her parmağında bir yüzük var.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir yüzük mü?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir yüzük takıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sol elinin üçüncü parmağına bir elmas yüzük taktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek arkadaşımı bana bir yüzük alması için ikna ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
O, odasına döndüğünde elmas yüzük gitmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir alyans takmıyordu ama Mary onun yüzük parmağında beyaz bir halka fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok değerli bir elmas yüzük çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye elmas bir yüzük verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yüzük parlaklığını kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Anne kıza bir yüzük verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir elmas yüzük takmıyorum, ama mutluyum.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary Tom'u ona pahalı bir elmas yüzük almaya ikna etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun işaret parmağı yüzük parmağından daha kısadır.
Bu yüzük çok pahalı.
Tom, Maria'ya elmas bir yüzük verdi.
O elmas yüzük, bir servete mal oldu.
Anne, kıza bir yüzük verdi.
Onun işaret parmağı, yüzük parmağından daha küçüktür.
Mary gümüş yüzük takıyor.
Yüzük lanetli.
Tom Mary'ye pahalı bir yüzük aldı.
O altın yüzük ne kadar?
Tom Mary'ye bir yüzük verdi.
Tom bir yüzük takıyor.
Tom, Mary'ye çok pahalı bir yüzük verdi.
Tom restoranda herkesin önünde dizlerinin üzerine çöktü, cebinden bir elmas yüzük çıkardı ve herkes alkışlarken Mary'ye evlenme teklif etti.
Bu yüzük saf altın mı yapılmış?
Tom Mary'ye muhteşem bir elmas yüzük aldı.
Bu yüzük fazla pahalı.
Bana bir yüzük satın al.
Bu elmas yüzük bir servete mal oluyor.
Tom Mary'ye bir yüzük satın aldı.
Sami, Leyla'nın iç çamaşırında bir yüzük buldu.
Sami daima yüzük taktı.
Sami'nin yüzük parmağı kesildi.
Bu sana geçen sene satın aldığım yüzük değil.
Bu yüzük Tom'un bana verdiği yüzük.
Bir yüzük takıyor musun?
Tom Mary için bir yüzük aldı.
Sami bir yüzük satın almadı.
Sami, Leyla için bir yüzük satın aldı.
Tom'un taktığı yüzük çok değerli.
Yüzük nehre düştü ve dibe battı.
Tom'un parmağında yüzük vardı.
Yüzük sizde değil mi?
Bu yüzük hiçbir işe yaramaz.
Bu yüzük kaç ayar?
Bu yüzük dedemin büyük dedesinden kalma bir aile yadigârı.
Yüzük 24 ayar altından yapılmış.
Her parmağında yüzük vardı.
Mary için elmas bir yüzük satın alacağım.
Mary'ye elmas bir yüzük satın alacağım.
Bir yüzük mi bakıyorsunuz?
Tom, Mary'ye bir elmas yüzük satın aldı.