Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yüzme"

Lernen Sie, wie man yüzme in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

John yüzme kulübündedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme havuzlarında su sürekli olarak bir filtreden geçirilerek pompalanır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, müzisyenlik ve dansçılık dersleri alıyor; yüzme ve tenis derslerini saymıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

John yüzme yarışmasında sınıfını temsil etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım hangi yüzme kulübüne katılacağım fark etmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu otelin bir spor salonu ve bir yüzme havuzu vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin yüzme yarışında muhtemelen onu yenebileceğini düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch

Mike yüzme kulübünün bir üyesi midir?
Translate from Türkisch to Englisch

John yüzme kulübünün bir üyesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yüzme kursundaki başka birinden daha hızlı yüzebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme kolaydır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yüzme havuzundan uzaktaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme benim hobim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme benim için eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Nehirde yüzme.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme, benim için kolaydır.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme iyi egzersizdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme için bize katılacak mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme ile ilgileniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir yüzme kulübüne üyeyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme bacaklarını güçlendirir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme hoşlandığım bir şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme kulübünün bir üyesiyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme karşılaşmalarına gireceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yüzme kulübüne üyeyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme kaslarımızı geliştirir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme havuzuna daldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme sağlığınız için iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme vücudun bütünü için iyi bir egzersizdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme etkinliği iptal edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Otelin yüzme havuzunu kullanabilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme oldukça iyi yapabildiğim bir şey.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme havuzu halka açık.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bu yaz yüzme dersleri almaya başlayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bikinili güzel kadınlarla çevrili havuzun yanında yüzme şortuyla oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yüzme havuzunda.
Translate from Türkisch to Englisch

Evinin yanında bir yüzme havuzu var mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch

Oraya erken gittim ve bütün yüzme havuzunu kendime aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ebeveynleri etraftayken çocuklara yüzme öğretmekten zevk almıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Genç çocuklara yüzme öğretmekten zevk almıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yüzme dersleri alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yüzme turlarından gerçekten hoşlanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yüzme hariç her sporu denedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkolün etkisi altındayken asla yüzme.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yüzme havuzuna atladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bir yüzme havuzu var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi yüzme havuzuna itti.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzme bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşadığım yerden çok uzakta olmayan bir yüzme havuzu var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar halka açık yüzme havuzuna gittiler.
Translate from Türkisch to Englisch

O yüzme öğrenmek istiyor.

Tatil yerinin büyük bir yüzme havuzu var.

Eski taş ocağı şimdi popüler bir yüzme yeridir.

Onun bir yüzme havuzu var.

Tom 30 yaşına kadar yüzme öğrenmedi.

Yüzme için biraz soğuk, değil mi?

Mary yüzme takımında.

Yüzme havuzu yarın kapalı olacak.

Tom okulda yüzme takımında.

Tom hem yüzme hem de atletizm takımında.

Yeni okulunuzun yüzme havuzu yok.

Yüzme öğrenmek için öncelikle suda yürümeyi öğrenmelisin.

Yüzücü, Cindy Nicholas, yorucu bir yüzmenin sonunda zorlukla Daver'de kıyıya vardı fakat Kanal Yüzme Derneğinden bir sözcü onun çok iyi bir durumda olduğunu duyurdu.

Yüzme iyi olduğum tek şey.

Yüzme havuzuna gideceğim.

Onlar bir yüzme takımı kurdu.

Yüzme havuzu nerede?

Yüzme bacakları güçlendirir.

Tom ve Mary John'un yüzme turu attığını izledi.

Maria benim yüzme takımımda.

Yüzme öğrenmek istiyorum.

Yüzme öğrenebilirsiniz.

Yüzme öğrenebilirdiniz.

Yüzme bilmediğinden haberim yoktu.

Bu ürünü küvet, lavabo, duş, yüzme havuzu ya da su ve rutubetin olduğu başka herhangi bir yerin yanında kullanmayınız.

Bir yüzme havuzun var mı?

Çocuklara kaç yıldır yüzme öğretiyorsun?

Tom yüzme havuzuna daldı.

Tom yüzme havuzuna gitti.

Tom neredeyse komşusunun yüzme havuzunda boğuluyordu.

Tom'un ısıtmalı yüzme havuzu var.

Tom yüzme kulübünün bir üyesi mi?

Tom şehirde trampleni olan tek yüzme havuzunun sahibiydi.

O, yüzme havuzuna gitti.

Zayıflamak için her gün bir saat yüzme havuzunda yüzerim.

Kız kardeşim yüzme için içeriye girerken ben tenis için içeriye girerim.

Tomas onunla yüzme havuzuna gitmek isteyip istemediğimi sordu.

Ailem ve ben eğlence dolu bir gün için sahile gidiyoruz, bu, yüzme, kabuk toplama, ve kumdan kaleler yapma gibi şeyler içerecek.

Bu motelin bir yüzme havuzu var.

O bir yüzme dersine gitti.

Yüzme, çok faydalı bir beceridir.

Yüzme havuzu fırtına nedeniyle kapalı.

Tom yüzme bilmez.

Sadece büyük bir yüzme havuzuna ihtiyacım var.

O, kediyi yüzme havuzuna itti.

Hiç kimse yüzme havuzunda değildi.

Bir yüzme havuzumuz yok.

Tom yerel bir yüzme havuzunda bir cankurtaran.

Yüzme havuzunda bir sürü mutlu çocuk vardı.

Bu yüzme okulunun aylık ücreti ne kadar?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch