Lernen Sie, wie man yüzmek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
İvintilerde yüzmek çok düşüncesizce.
Translate from Türkisch to Englisch
Okyanusta yüzmek benim en büyük zevkimdir.
Translate from Türkisch to Englisch
O yüzmek için denize gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu nehir içinde yüzmek için tehlikelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Nehir yüzmek için çok hızlı akıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu nehir yüzmek için yeterince derin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gölde yüzmek tehlikelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu nesne su üzerinde yüzmek için yeterince hafif.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin yüzmek istemediğini düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Nehrin öbür yakasına yüzmek ne kadar sürer?
Translate from Türkisch to Englisch
İlkbaharın sonlarında bir öğleden sonra, Tom yüzmek için dışarı çıktı ve tekrar asla görülmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bu nehirde yüzmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, yüzmek için oraya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzmek için yeterince sıcak.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzmek için hava çok soğuk.
Translate from Türkisch to Englisch
O, yüzmek istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada yüzmek tehlikelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün yüzmek istemiyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Gece yüzmek tehlikelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün nehirde yüzmek için gittim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu nehirde yüzmek güvenli midir?
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzmek kolaydır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu nehir yüzmek için güvenlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu nehirde yüzmek tehlikelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un canı gerçekten yüzmek istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu nehir yüzmek için çok tehlikeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım bu gölde yüzmek tehlikeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Denizde yüzmek eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu nehir yüzmek için çok akıntılı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu nehir yüzmek için tehlikeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Temmuzda bu nehirde yüzmek tehlikelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım yüzmek için çok fazla soğuk.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hızlı akıntıda yüzmek tehlikeli olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir çocukken yüzmek için sık sık plaja gittim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzmek, tüm vücut için iyi bir egzersizdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bugünlerde yaptığı bütün şey yüzmek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu civardaki çocukların yüzmek için çok fırsatları yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yüzmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzmek istediğini söyledin.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzmek çok eğlencelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Buralardaki insanların yüzmek için çok fırsatları yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Her gün yüzmek istiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazen yüzmek için yerel havuza giderim ama okyanusta yüzmeyi tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bu öğleden sonra yüzmek istediğini duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Su yüzmek için yeterince sıcak.
Translate from Türkisch to Englisch
Biri neden bu nehirde yüzmek ister?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yer yüzmek için uygun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yer yüzmek için elverişli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tavuğun derisini yüzmek için tavuk makası kullanın.
Translate from Türkisch to Englisch
Nehirde yüzmek zorunda mıyım?
Translate from Türkisch to Englisch
Denizde yüzmek, denize sahip olmanın anlamına gelmez.
Tom yüzmek istemiyor.
Yüzmek bir egzersiz biçimidir.
Yüzmek sağlıklıdır.
Yüzmek bacakları güçlendirir.
Burada yüzmek çok tehlikelidir.
Tom yüzmek istemedi.
Geceleyin yüzmek tehlikelidir.
Akıntıya karşı yüzmek çok zordu.
Burada yüzmek yasaktır.
Yüzmek yasaktır.
Bu alan yüzmek için uygundur.
Yazın yüzmek için ırmağa giderdik.
Yazın, yüzmek için nehre giderdik.
Ben bu nehirde yüzmek istedim.
Burada yüzmek yasak.
Yüzmek için güzel bir gece, değil mi?
Yüzmek için çok soğuk olduğunu düşünüyorum.
Bence yüzmek için çok soğuk.
Gölette yüzmek tehlikelidir.
Yüzmek için çok soğuk.
Ben yüzmek istemiyorum.
Yüzmek için fazla fırsatım yok.
Biz yüzmek için plaja gittik.
Ben çocukken, yüzmek için hep denize gittim.
Balık yüzmek istiyor.
O nehirde yüzmek güvenli değil.
Bu nehirde yüzmek çok tehlikeli.
Yazın kaç kere yüzmek için plaja gidersin?
Bu gölde yüzmek risksiz değildir.
Bu nehir, Temmuz ayında, yüzmek için tehlikelidir.
Yunuslarla yüzmek tehlikelidir.
Ben yüzmek istiyorum!
Yüzmeyi seviyorum, ama burada yüzmek istemiyorum.
Yüzmek eğlencelidir.
Yüzmek birinin sağlığı için iyidir.
Koyunu öldürdükten sonra onun derisini yüzmek zorunda kalacaksın.
Burada yüzmek için izinli miyiz?
Bizimle yüzmek istemediğinden emin misin?
Evi o kadar çok su bastı ki mutfağa yüzmek zorunda kaldım.
Bu akıntılı suda yüzmek çok risklidir.
Bu gölet yüzmek için yeterince derin değil.
Yüzmek benim için bir eğlencedir.
Sadece nehir boyunca yüzmek fikri beni titretti.
Ben yüzmek istiyorum.
Ben yüzmek istemedim.
Yüzmek için çok soğuktu.
Yüzmek zorunda mıyım?
Yüzmek için çok yorgundum.
Yüzmek istiyorsan, yüz.